Bu Türkiye Gezi Rehberi, üç tarafı denizlerle çevrili ve binlerce yıllık uygarlıkların iç içe geçtiği Anadolu coğrafyasını konu alır. Hitit, İyon, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan izler, ülkenin dört bir yanına dağılmış antik kentlerde, kalelerde ve külliyelerde hâlâ okunabilir durumdadır. Karadeniz’in yeşil yaylalarından Ege’nin zeytinlik tepelerine, Akdeniz’in koylarından İç Anadolu’nun geniş bozkırına kadar her bölge kendi iklimini, mutfağını ve yerel dokusunu korur.
Antalya çıkışlı turlarımız, bu çeşitliliği tek bir güzergâha sıkıştırmadan gezmeyi mümkün kılar; Kapadokya’nın peribacalarını, Karadeniz’in yaylalarını, Ege kıyısının antik kentlerini ve İç Anadolu’nun Selçuklu şehirlerini ayrı ayrı keşfetme imkânı sunar. Her il kendi hikâyesini anlatan bir duraktır, siz de bu güzergâhlardan size uygun olanı seçip yola çıkarsınız. Yurtiçi turlarımızın her biri, bölgenin kendine özgü tarihini, coğrafyasını ve gündelik yaşamını yakından görmeyi hedefler.
Ülke, Avrupa ile Asya kıtaları arasında köprü konumunda olduğu için tek bir seyahatte hem Akdeniz iklimini hem karasal bozkırı hem de Karadeniz’in nemli yeşilini görmek mümkündür. Bu coğrafi çeşitlilik, güzergâh seçiminde mesafeye göre değişen bir ulaşım mantığı doğurur; yakın bölgelere karayoluyla, uzak bölgelere ise doğrudan uçuşlarla ulaşılır. Bu rehberin devamında her ilin kendi tarihini, mimarisini ve doğasını ayrı başlıklar altında ele alıyoruz.
Türkiye’nin geniş coğrafyası, yıl boyunca farklı bölgelerde farklı mevsimsel avantajlar sunar. Ege ve Akdeniz kıyıları Nisan-Ekim arasında ılıman bir hava sunarken, Kapadokya’da ilkbahar ve sonbahar ayları hem serin gezinti hem de balon uçuşları için daha elverişli koşullar sağlar. Karadeniz’in yayla bölgeleri yaz aylarında, yani Haziran-Eylül arasında en canlı dönemini yaşar; bu dönemde yaylalar yeşerir ve hava serinler. İç Anadolu’daki tarihi şehirler ise dört mevsim gezilebilir, ancak kış aylarında açık hava gezintileri için gün ortası saatleri tercih edilmelidir.
Antalya, yurtiçi turların çıkış noktası olduğu için her bölgeye farklı bir ulaşım biçimi uygun düşer. Konya ve Eskişehir gibi İç Anadolu şehirlerine kara yoluyla ulaşmak günübirlik mesafede mümkünken, Kapadokya, İstanbul, Ankara ve Karadeniz’in Trabzon, Rize gibi şehirlerine tarifeli uçuşlarla daha kısa sürede varılır. Güzergâh seçimine göre otobüs veya uçak kullanımı, turun süresine ve konforuna göre planlanır; hangi seçeneğin uygun olduğu tur detaylarında ayrıca belirtilir.
Nevşehir çevresinde volkanik tüf kayaların aşınmasıyla oluşan peribacaları, bölgeyi Türkiye’nin en özgün coğrafyalarından biri yapar. Göreme Açık Hava Müzesi’ndeki kaya kiliseler ve yeraltı şehirleri, bu jeolojik yapının yüzyıllar boyunca barınma amacıyla nasıl kullanıldığını gösterir.
Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii’nin bulunduğu tarihi yarımada, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin mimari mirasını aynı güzergâhta bir araya getirir. Boğaz’ın iki yakası arasında vapurla geçiş yapmak, şehrin kıtalar arası kimliğini hissettiren en basit deneyimlerden biridir.
Rize ve Trabzon çevresindeki Ayder ve Uzungöl gibi yaylalar, Kaçkar Dağları’nın eteklerinde yer alan ahşap ev dokusu ve yoğun orman örtüsüyle Karadeniz’in dağlık iç kesimlerini temsil eder. Yaz aylarında serin havasıyla kıyıdan farklı bir iklim sunar.
Anadolu Selçuklu Devleti’ne asırlarca başkentlik yapan Konya, Mevlana Müzesi ve çevresindeki medreseleriyle Selçuklu dönemi mimarisinin en yoğun yaşandığı şehirlerden biridir. Şehir merkezi, kısa mesafede gezilebilecek bir tarih rotası sunar.
Homeros’un İlyada’sına konu olan Truva, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan katmanlı bir kazı alanıdır. Çanakkale Boğazı’nın kıyısındaki bu antik kent, binlerce yıllık yerleşim tarihini ziyaretçilere aktarır.
Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Bursa, Yeşil Türbe ve Ulu Cami gibi erken dönem yapılarıyla imparatorluğun kuruluş yıllarına tanıklık eder. Cumalıkızık’ın korunmuş ahşap evleri, bu döneme ait kırsal mimariyi bugüne taşır.
Anıtkabir ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Cumhuriyet dönemi ile Hitit tarihini aynı şehirde bir araya getirir. Ankara Kalesi’nin dar sokakları, başkentin daha az bilinen tarihi dokusunu gösterir.
Antik dönemde Smyrna adıyla anılan İzmir, Kadifekale ve Agora kalıntılarıyla İyon uygarlığının izlerini taşır. Kordon boyunca uzanan sahil şeridi, şehrin modern gündelik yaşamını antik geçmişle yan yana sunar.
Bakü, Azerbaycan — Antalya Havalimanı çıkışlı
Bali, Singapur, Kuala Lumpur — Antalya Havalimanı çıkışlı
Sırbistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bulgaristan — Antalya Havalimanı çıkışlı
Barcelona ve Madrid, İspanya — Antalya Havalimanı çıkışlı
Kapadokya’nın peribacaları, İstanbul’un tarihi yarımadası, Karadeniz’in yeşil yaylaları ve Konya’nın Selçuklu mirası, Antalya çıkışlı turlarla keşfedilebilecek güzergâhlardan yalnızca birkaçıdır; her biri farklı bir Anadolu hikâyesi anlatır ve kendi coğrafyasında ayrı bir gezi deneyimi sunar.
Newstour’un yurtiçi turları Kapadokya, Karadeniz, Ege, İç Anadolu ve Marmara bölgelerindeki farklı illeri kapsar. Her güzergâh, bölgenin tarihi ve coğrafi özelliklerine göre ayrı bir tur olarak planlanır; mesafeye göre karayolu veya uçak kullanılır.
Ege ve Akdeniz kıyıları ılıman aylarda, Karadeniz yaylaları yaz aylarında, Kapadokya ise ilkbahar ve sonbaharda daha elverişli koşullar sunar. İç Anadolu’daki tarihi şehirler ise yıl boyunca gezilebilir.
Antalya’ya yakın güzergâhlarda karayolu, uzak bölgelere ise tarifeli uçuşlar tercih edilir. Hangi ulaşım biçiminin kullanılacağı, turun süresine ve gidilecek bölgenin uzaklığına göre değişir. Tur programı hazırlanırken, güzergâhın uzunluğuna göre en uygun ulaşım seçeneği önceden planlanır.
Bazı güzergâhlar birbirine yakın illeri aynı program içinde birleştirirken, bazı bölgeler kendine özgü tarihi ve coğrafi zenginliği nedeniyle tek başına bir tur konusu olur. Program detayları satış temsilcimiz tarafından paylaşılır.
Yurt içi seyahatlerde güncel belge ve kimlik gereksinimleri zaman zaman değişebilir. Güncel giriş koşulları ve gerekli belgeler için rezervasyon öncesinde satış temsilcimize danışmanızı öneririz.