Bu Bursa Gezi Rehberi, 1326’da Osman Bey’in oğlu Orhan Gazi tarafından fethedilmesinin ardından Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan bir şehri konu alır. Sultan I. Mehmed’in türbesinin bulunduğu Yeşil Türbe ve yirmi kubbeli Ulu Cami, bu döneme ait mimari mirası temsil eder. Şehrin çini süslemeleri, Osmanlı saray sanatının Bursa’da nasıl olgunlaştığını gösteren örnekler arasındadır. Şehrin ipek ve çini üretimindeki ustalığı, Osmanlı sarayının erken dönem sanat zevkinin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Koza Han’da hâlâ süren ipek ticareti, şehrin Osmanlı dönemindeki ekonomik önemini hatırlatır. Uludağ’ın yükseldiği arka plan ve Cumalıkızık’ın korunmuş Osmanlı evleri, Bursa’yı hem tarihi hem doğal açıdan zengin bir güzergâh durağı yapar. Şehir merkezindeki dar sokaklar, bu geçmişi bugüne taşıyan canlı bir doku sunar. Şehrin farklı dönemlere ait bu yapıları, kısa yürüme mesafeleriyle birbirine bağlanan bir tarih rotası oluşturur.
Şehrin kaplıca kültürü ve İpekyolu’nun tarihi güzergâhındaki konumu, Bursa’yı hem termal turizm hem de ticaret tarihi açısından öne çıkan bir merkez yapar. Emir Sultan Camii’nin geniş avlusu ve Uludağ’a çıkan teleferik hattı, şehrin farklı yüzlerini tamamlayan diğer duraklardır; Bursa’da ortaya çıktığı bilinen İskender kebabı, şehrin mutfak kültüründeki yerini bugün de korumaktadır. Bursa’nın hem tarihi hem termal kimliği, şehri Osmanlı mirasını ve doğal kaynak zenginliğini bir arada sunan nadir merkezlerden biri yapar.
Bursa, Marmara iklimi nedeniyle dört mevsim belirgin biçimde yaşanan bir şehirdir; ilkbahar ve sonbahar ayları şehir merkezini ve Cumalıkızık’ı gezmek için ılıman bir hava sunar. Kış aylarında Uludağ’ın yüksek kesimleri kar örtüsüyle kaplanır ve dağın karakteri tamamen değişir. Yaz ayları ise hem şehir gezisi hem de kaplıca ziyaretleri için uygun bir dönemdir. Uludağ’a çıkmayı planlayanların mevsime uygun kıyafet ve ayakkabı tercih etmesi önerilir; şehir merkezindeki kaplıcalar ise yıl boyunca ziyarete açıktır.
Antalya’dan Bursa’ya kara yoluyla ulaşım uzun bir mesafe kat edilmesini gerektirdiğinden, bu güzergâhta genellikle İstanbul üzerinden aktarmalı bir yolculuk tercih edilir. Uçakla İstanbul’a ulaşıp ardından kara yolu veya deniz yoluyla Bursa’ya geçmek, süreyi kısaltan bir seçenektir. Şehir merkezine varışın ardından Ulu Cami, Koza Han ve Yeşil Türbe birbirine yakın konumdadır.
Sultan I. Mehmed’in türbesi olan bu yapı, dış cephesindeki turkuaz çinileriyle şehrin en tanınan simgelerinden biridir. Türbenin iç mekânındaki çini süslemeler, erken Osmanlı sanatının olgunluğunu yansıtır.
Yirmi kubbesiyle bilinen Ulu Cami, Osmanlı’nın ilk büyük ölçekli çok kubbeli cami örneklerinden biridir. İç mekândaki büyük şadırvan, caminin mimari planında merkezi bir yer tutar.
15. yüzyılda inşa edilen Koza Han, günümüzde hâlâ ipek kozası ve ipekli kumaş ticaretinin sürdürüldüğü tarihi bir ticaret yapısıdır. Hanın avlusundaki küçük mescit, yapının özgün dokusunu korur.
Osmanlı dönemine ait ahşap ve kerpiç evleriyle korunmuş Cumalıkızık köyü, dar taş döşeli sokaklarıyla kırsal Osmanlı mimarisinin nadir örneklerinden birini sunar. Köyün evleri, alt katları taş, üst katları ahşap olacak şekilde inşa edilmiş geleneksel bir mimariyi yansıtır.
Şehre hâkim yükseklikte yer alan Uludağ, teleferik hattıyla şehir merkezinden kısa sürede ulaşılabilen bir dağdır. Kış aylarında kayak merkezi olarak, yaz aylarında ise serin bir doğa molası noktası olarak kullanılır.
Geniş avlusu ve çevresindeki servi ağaçlarıyla bilinen Emir Sultan Camii, Osmanlı döneminin önemli dini yapılarından biridir ve şehir halkı tarafından sıkça ziyaret edilir. Caminin çevresindeki mezarlık, Osmanlı döneminden itibaren şehrin önemli isimlerinin defnedildiği bir alan olmuştur.
Şehrin Çekirge semtinde yoğunlaşan termal kaynaklar, Osmanlı döneminden bugüne kaplıca kültürünün sürdürüldüğü bir gelenek oluşturur. Kaynakların yüksek sıcaklığı, bölgeyi Osmanlı döneminden bu yana bir şifa merkezi olarak öne çıkarmıştır.
Çanakkale ve Bursa, Türkiye — Antalya çıkışlı
Yeşil Türbe, yirmi kubbeli Ulu Cami, Koza Han’daki ipek ticareti ve Cumalıkızık’ın korunmuş Osmanlı evleri, ilk Osmanlı başkentinin tarihi dokusunu bugüne taşıyan başlıca duraklardır; şehrin kaplıca kültürü ve Uludağ da bu dokuya eşlik eder. Emir Sultan Camii de bu tarihi rotaya kısa bir yürüyüşle eklenebilir.
Cumalıkızık, Bursa şehir merkezine yakın bir mesafede yer alır ve kara yoluyla kısa sürede ulaşılabilir. Köyün dar sokakları yürüyerek gezilir. Köyün dar sokakları, araç trafiğine kapalı olduğundan yürüyerek gezilir.
İki şehir arasındaki mesafe nedeniyle genellikle İstanbul üzerinden aktarmalı bir güzergâh tercih edilir. Uçakla İstanbul’a ulaşıp ardından kara veya deniz yoluyla Bursa’ya geçilir. Bu güzergâh, tur programının süresine göre değişebilir.
Kış aylarında kar örtüsüyle kaplanan Uludağ, yaz aylarında ise serin havasıyla farklı bir deneyim sunar. Teleferik, her iki mevsimde de şehir merkezinden dağa kısa sürede ulaşım sağlar. Yaz aylarında ise dağın serin havası, şehir merkezinin sıcağından kaçış imkânı sunar.
Koza Han’ın avlusunda ipek kozası ve kumaş satışının sürdürüldüğü dükkânlar, hanın tarihi mimarisiyle bir arada görülebilir. Yapı, şehir merkezinde kolay ulaşılabilir bir konumdadır. Hanın üst katındaki odalar, geçmişte tüccarların konakladığı mekânlar olarak kullanılmıştır.