0 değerlendirmeden
3 Gün 2 Gece
Günlük Tur
45 kişi
___
🍁 Osmanlı’nın Doğduğu Topraklarda Üç Gün 🍁
“Abant’ın Berrak Sularından Söğüt’ün Kuruluş Mirasına”
Antalya çıkışlı Bolu Bilecik Eskişehir Turu ile Bolu – Bilecik – Eskişehir Turu ile 2 gece 3 gün boyunca Türkiye’nin hem doğal hem de tarihi zenginliklerini bir arada keşfediyoruz. Abant Gölü’nün sularından Göynük’ün ahşap evlerine, Osmanlı Devleti’nin kuruluş topraklarından Eskişehir’in Odunpazarı sokaklarına uzanan bu rota, kısa ama dolu dolu bir kaçamak sunuyor. Hafta sonu tatili için tasarlanan bu tur, kısa sürede farklı coğrafyaların ve tarihin izini sürmek isteyenler için kurgulandı.
Abant Gölü, bir heyelan sonucu vadinin sürüklenen kayalarla kapanmasıyla oluşmuş bir set gölüdür; bu jeolojik oluşum, gölün çevresindeki gür Karadeniz ormanlarıyla birlikte bölgeyi doğa yürüyüşü için elverişli kılar. Göynük ilçesi ise UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan, Osmanlı dönemi ahşap evleriyle bilinen bir kasabadır; bu evler iki veya üç katlı olarak inşa edilmiş, cumbalı cepheleriyle döneminin tipik sivil mimarisini yansıtır. Kasaba, aynı zamanda on beşinci yüzyılda yaşamış Osmanlı âlimi Akşemseddin’in doğum yeri olarak da bilinir; İstanbul’un fethi öncesinde Fatih Sultan Mehmet’in hocalığını yapan Akşemseddin’in türbesi kasabada ziyaret edilebilir.
Bilecik’in Söğüt ilçesi, Osmanlı Devleti’nin kuruluş topraklarından biri olarak kabul edilir; burada, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’nin türbesi bulunur ve her yıl kuruluşu anan etkinliklere ev sahipliği yapar. Eskişehir ise farklı bir karaktere sahiptir; şehrin simgesi hâline gelen Odunpazarı evleri, on dokuzuncu yüzyıldan kalma ahşap Osmanlı evlerinin renkli cepheler kazanarak yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Porsuk Çayı kıyısı boyunca uzanan yürüyüş yolları ve genç nüfusuyla bilinen şehir, iki büyük üniversitesi sayesinde Türkiye’nin en dinamik kampüs şehirlerinden biri olarak tanınır.
Bölgenin mutfağı da rotanın çeşitliliğini yansıtır; Göynük’ün üzüm pekmezi ve tahinle hazırlanan lokumu, kasabanın en bilinen lezzetleri arasında sayılır. Eskişehir’de ise mumbar dolması ve çibörek gibi Tatar mutfağından gelen lezzetler, şehrin Kırım kökenli göçmen nüfusunun izlerini taşır. Odunpazarı’nın restore edilmiş sokaklarında el sanatları atölyeleri, seramik dükkanları ve kahve evleri bir arada bulunur. Abant Gölü çevresindeki küçük işletmeler ise bölgenin bal ve süt ürünlerini ziyaretçilerle buluşturur.
Konaklama 2 gece kahvaltı dahil olarak gerçekleşir. Tüm ulaşım lüks NEWS TOUR otobüsüyle, profesyonel rehberlik hizmetleri ve programda belirtilen tüm çevre gezileri fiyata dahildir. Rota, tek bir otelde konaklanarak günübirlik gezilerle tamamlanır.
Bolu Bilecik Eskişehir Turu, Türkiye’nin iç kesimlerinde, doğal güzellikleri tarihi miraslarla bir araya getiren kısa ama yoğun bir güzergahı kapsar. Antalya çıkışlı bu rota, güneyin kıyı ikliminden Anadolu’nun iç bölgelerine özgü daha serin ve karasal bir coğrafyaya geçiş sunar. Bolu, Bilecik ve Eskişehir illerini kapsayan bu hat, hem doğa hem de tarih meraklıları için hafta sonu tatiline uygun kompakt bir seçenek oluşturur. Üç ilin bir arada gezilmesi, kısa sürede farklı coğrafi katmanları deneyimlemeyi mümkün kılar. Rotanın kısalığı, yoğun bir tempoya girmeden farklı coğrafyaları tanımak isteyenler için pratik bir seçenek oluşturur.
Rotanın ilk durağı olan Bolu, ormanlık dağlarıyla ve yüksek rakımlı göl havzalarıyla tanınan bir ildir. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nun bu bölümünde öne çıkan Abant Gölü, çevresini saran gür Karadeniz ormanlarıyla birlikte doğa yürüyüşüne elverişli bir coğrafya sunar. Bolu’nun yüksek kesimleri, nemli hava kütleleriyle beslenen zengin bir bitki örtüsüne ev sahipliği yapar; bu da ili bölgenin en yeşil noktalarından biri hâline getirir. Bölgenin yükseklik farkları, aynı gün içinde farklı bitki örtüleriyle karşılaşmayı mümkün kılar.
Bilecik ili ise farklı bir tarihi kimlik taşır; Söğüt ilçesi, Osmanlı Devleti’nin kuruluş topraklarından biri olarak kabul edilir. Bolu Bilecik Eskişehir Turu güzergahında yer alan bu ilçe, sade ve mütevazı bir kasaba dokusuna sahiptir. Bilecik’in genel coğrafyası, Batı Anadolu’nun tepelik arazisiyle şekillenir ve bölge, tarih boyunca farklı toplulukların yerleşim alanı olmuştur. Bu sakin doku, kalabalık şehir merkezlerinden uzaklaşmak isteyenler için dinlendirici bir mola noktası sunar.
Eskişehir ise rotanın en canlı ve modern karakterli durağıdır. Bolu Bilecik Eskişehir Turu güzergahının bu son durağı, Porsuk Çayı’nın kıyısında şekillenen şehir merkezi ve genç nüfusuyla bilinir. İki büyük üniversitesi sayesinde Türkiye’nin en dinamik kampüs şehirlerinden biri olarak tanınan Eskişehir, hem tarihi hem de çağdaş bir atmosferi bir arada barındırır. Şehrin geniş caddeleri ve meydanları, günün farklı saatlerinde canlı bir sokak hayatına ev sahipliği yapar.
Bu üç ilin coğrafi konumu, Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nu Anadolu’nun geçiş bölgesi karakterini yansıtan bir rota hâline getirir. Karadeniz ikliminin etkilerini taşıyan Bolu’dan, İç Anadolu’nun daha kurak havasına doğru ilerleyen güzergah, ziyaretçilere kısa bir sürede farklı iklim kuşaklarını gözlemleme imkânı tanır. Bu geçişkenlik, rotanın en dikkat çekici coğrafi özelliklerinden biridir. Bu iklim çeşitliliği, aynı zamanda rotanın bitki örtüsünde de gözle görülür farklılıklar yaratır.
Genel olarak değerlendirildiğinde Bolu Bilecik Eskişehir Turu, az sayıda durakla yoğun bir içerik sunan, hafta sonu kaçamağına uygun kompakt bir rota olarak öne çıkar. Üç ilin birbirine yakın konumu günübirlik geçişleri pratik hâle getirirken, her durağın kendine özgü coğrafi ve tarihi karakteri rotayı çeşitlendirir ve ziyaretçiye zengin bir gözlem imkânı sunar. Kısa mesafeler arasında yapılan geçişler, günü verimli şekilde değerlendirmek isteyen ziyaretçiler için avantaj sağlar.
Abant Gölü, bir heyelan sonucu vadinin sürüklenen kayalarla kapanmasıyla oluşmuş bir set gölüdür; bu jeolojik oluşum, gölün çevresindeki gür ormanlarla birlikte bölgeyi doğa yürüyüşü için elverişli kılar. Bolu Bilecik Eskişehir Turu kapsamında ziyaret edilen bu göl, dört mevsim farklı bir manzara sunar ve özellikle sonbaharda renk cümbüşüyle dikkat çeker. Göl kıyısındaki patika yollar, kısa ve orta mesafeli yürüyüşler için uygun bir zemin oluşturur. Kışın kar örtüsüyle bambaşka bir görünüm kazanan göl, dört mevsim boyunca farklı bir atmosfer sunar.
Göynük ilçesi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan, Osmanlı dönemi ahşap evleriyle bilinen bir kasabadır. Bu evler iki veya üç katlı olarak inşa edilmiş, cumbalı cepheleriyle döneminin tipik sivil mimarisini yansıtır. Kasaba, on beşinci yüzyılda yaşamış Osmanlı âlimi Akşemseddin’in doğum yeri olarak da bilinir; İstanbul’un fethi öncesinde Fatih Sultan Mehmet’in hocalığını yapan Akşemseddin’in türbesi kasabada ziyaret edilebilir. Kasabanın dar sokaklarında yürürken, kervan ticaretinin izlerini taşıyan eski dükkan cepheleri dikkat çeker.
Bilecik’in Söğüt ilçesi, Osmanlı Devleti’nin kuruluş topraklarından biri olarak kabul edilir; burada, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’nin türbesi bulunur. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nun bu durağı, Türklerin Anadolu’ya yerleşim sürecinin sembolik noktalarından biri olarak kabul edilir. Kasabanın sade dokusu, tarihi ağırlığıyla tezat oluşturan sakin bir atmosfer sunar. Türbe çevresindeki sade meydan, ziyaretçilere kısa bir düşünme ve dinlenme alanı sunar.
Eskişehir’in simgesi hâline gelen Odunpazarı evleri, on dokuzuncu yüzyıldan kalma ahşap Osmanlı evlerinin renkli cepheler kazanarak yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na katılanlar, bu rengarenk sokaklarda gezinirken seramik atölyeleri, el sanatları dükkanları ve kahve evleriyle karşılaşır. Restorasyon çalışmalarıyla günümüzdeki canlı görünümüne kavuşan bu mahalle, şehrin en çok fotoğraflanan noktalarından biridir. Sokakların arasında yer alan küçük galeriler, yerel sanatçıların eserlerini sergileyen mekânlar olarak dikkat çeker.
Porsuk Çayı kıyısı boyunca uzanan yürüyüş yolları, Eskişehir’in şehir içi yaşamının önemli bir parçasıdır; nehir kenarında tekne turu imkânı da bulunur. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nun bu bölümünde ziyaret edilebilecek Sazova Bilim, Kültür ve Sanat Parkı, şehrin genç ve dinamik nüfusunu yansıtan sosyal alanlardan biridir. Park içindeki geniş yeşil alanlar, serbest zamanda dinlenmek isteyenler için uygun bir ortam sunar. Akşam saatlerinde ışıklandırılan nehir kıyısı, şehir merkezinde farklı bir atmosfer yaratır.
Eskişehir, dünyadaki en zengin lületaşı yataklarından birine sahip olması nedeniyle bu değerli taştan yapılan pipo ve süs eşyalarıyla da tanınır. Bu zanaatı gösteren küçük atölyeler, şehrin geleneksel el işçiliğini günümüze taşıyan örnekler arasında sayılır. Bu atölyelerde üretim sürecini gözlemlemek, ziyaretçiler için ilgi çekici bir deneyim sunar. Atölyelerde sergilenen ürünler, ince işçilikleriyle bölgenin zanaat geleneğinin canlılığını gözler önüne serer.

Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na katılmayı düşünenler için üç ilin iklimi birbirinden belirgin biçimde farklıdır. Bolu’nun yüksek rakımlı bölgeleri, nemli ve serin bir hava kütlesinin etkisi altında kalırken, Eskişehir’e doğru ilerledikçe iklim daha karasal bir karaktere bürünür. Bu farklılık, rotanın kısa süresine rağmen birden fazla iklim kuşağını deneyimlemeyi mümkün kılar. Bu iklim geçişi, aynı gün içinde farklı hava koşullarıyla karşılaşmayı da beraberinde getirebilir.
İlkbahar ayları, Abant Gölü çevresindeki yeşilin en canlı hâliyle görüldüğü dönem olarak öne çıkar; bu mevsimde hava genellikle ılık ancak değişken olabilir. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nun bu döneminde ani yağışlara karşı hazırlıklı olmakta fayda vardır, özellikle göl çevresindeki yürüyüş rotalarında zemin nemli kalabilir. Kırsal kesimlerde toprak zaman zaman nemli kalabildiğinden, suya dayanıklı ayakkabı tercih etmek pratik bir çözümdür.
Yaz ayları, Söğüt ve Eskişehir gibi iç kesimlerde sıcak ve kurak geçer; bu dönemde gündüz saatlerinde güneşten korunmak önemlidir. Bolu’nun yüksek kesimleri ise yaz aylarında bile serin kalabildiğinden, Abant Gölü çevresi sıcaktan kaçış arayanlar için ferah bir alternatif sunar. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na yaz döneminde katılmak, hem serin yayla havasını hem de iç kesimin sıcak atmosferini bir arada deneyimleme imkânı tanır. Gölgeli alanlarda mola vermek, özellikle öğle saatlerinde rahatlatıcı bir seçenek sunar.
Sonbahar, Abant Gölü çevresindeki ormanların renk değiştirdiği, fotoğraf açısından en etkileyici dönemlerden biridir. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na bu mevsimde katılanlar, yaz kalabalığının azaldığı daha sakin bir gezi deneyimi yaşayabilir. Eskişehir’in şehir merkezi de sonbaharda daha ılıman bir hava sunar, bu da şehir içi yürüyüşleri daha konforlu hâle getirir. Bu dönemde ışık koşulları, fotoğraf çekimleri için de daha yumuşak bir görünüm sağlar.
Kış ayları, özellikle Bolu’nun yüksek kesimlerinde soğuk ve kar yağışlı geçer; Abant Gölü çevresi kışın bambaşka bir görünüm kazanır. Eskişehir ve Bilecik’te ise kış mevsimi genellikle soğuk ama daha az yağışlı bir seyir izler. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na kış döneminde katılmayı düşünenlerin, yol koşullarının mevsimsel olarak değişkenlik gösterebileceğini göz önünde bulundurması faydalı olur. Kışın Göynük’ün kar altındaki görüntüsü de farklı bir atmosfer sunar.
Genel olarak, geç ilkbahar ve erken sonbahar ayları, Bolu Bilecik Eskişehir Turu için dengeli bir hava sunan dönemler arasında sayılabilir. Bu aylarda hem doğa yürüyüşleri hem de şehir gezileri için elverişli bir sıcaklık aralığı hâkim olur. Yağış sıklığının nispeten azaldığı bu dönemlerde, rotanın tüm duraklarında konforlu bir gezi deneyimi yaşanabilir. Bu aylarda gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı da nispeten dengeli bir seyir izler.
Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na hazırlanırken katmanlı giyim tercih etmek, üç ilin farklı iklim koşullarına karşı en pratik çözümdür. Bolu’nun serin dağ havası ile Eskişehir’in daha kuru iç kesim ikliminin farkını dengelemek için çıkarılıp takılabilen bir mont veya hırka yanınızda bulunmalıdır. Yağmur ihtimaline karşı katlanabilir bir yağmurluk da çantanızda yer almalıdır. Ayakkabı ve çorap seçiminde de nem faktörünü göz önünde bulundurmak faydalı olur. Güneş kremi de yaz aylarında açık alanlarda geçirilecek zaman için faydalı bir tercihtir.
Ayakkabı seçimi, Bolu Bilecik Eskişehir Turu güzergahındaki yürüyüşler düşünüldüğünde özellikle önemlidir. Abant Gölü çevresindeki orman patikaları ve Göynük’ün taş döşeli sokakları, kaymaz tabanlı ve rahat bir yürüyüş ayakkabısı gerektirir. Odunpazarı’nın kaldırım taşlı sokaklarında uzun süre yürümek isteyenler de benzer bir ayakkabı tercihi yapmalıdır. Islak zeminlerde kaymayı önlemek için taban deseni belirgin modeller tercih edilebilir. Yedek bağcık gibi küçük detaylar da uzun yürüyüşlerde işe yarayabilir.
Fotoğraf tutkunları için Bolu Bilecik Eskişehir Turu, hem doğal hem de tarihi dokular açısından zengin fırsatlar sunar; bu nedenle şarj aleti, yedek pil ve hafıza kartı gibi malzemelerin önceden hazırlanması önerilir. Güneş gözlüğü, özellikle yaz aylarında Eskişehir’in açık meydanlarında faydalı olur. Objektif temizleme bezi gibi küçük aksesuarlar da çantada yer bulabilir. Küçük bir tripod, sabit çekimler için pratik bir aksesuar olabilir.
Uzun otobüs yolculuğu göz önüne alındığında, boyun yastığı, göz bandı ve rahat bir kıyafet Bolu Bilecik Eskişehir Turu boyunca yolculuğu daha konforlu hâle getirebilir. Kişisel ilaçlar ve temel bir ilk yardım seti, her seyahatte olduğu gibi yanınızda bulunması gereken önemli malzemelerdendir. Rahat bir yastık veya minder, uzun yolculuklarda sırt ve boyun konforunu artırabilir. Kitap veya dergi gibi kişisel eşyalar da yol boyunca vakit geçirmek için tercih edilebilir.
Kişisel belgeler, şarj edilebilir güç bankası ve telefon için yedek kablo gibi teknolojik ihtiyaçlar da seyahat çantasında yer bulmalıdır. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nda kırsal kesimlerde şarj imkânının her zaman kolay bulunamayabileceği göz önünde bulundurularak, güç bankasının tam dolu olması pratik bir öneridir. Yedek şarj kablosu, farklı cihaz türleri için uyumluluk sağlaması açısından tercih edilebilir. Kulaklık gibi kişisel eşyalar da uzun yolculuklarda vakit geçirmeyi kolaylaştırabilir.
Nakit para bulundurmak, özellikle küçük kasabalardaki yerel dükkanlarda kart ile ödemenin her zaman mümkün olmayabileceği durumlar için faydalıdır. Küçük bir sırt çantası, günübirlik gezilerde su şişesi ve fotoğraf malzemelerini taşımak için pratik bir çözüm sunar. Küçük bir günlük çanta, şehir içi gezilerde eşyaları düzenli taşımak için pratik bir seçenektir. Islak mendil ve el dezenfektanı gibi hijyen ürünleri de çantada bulundurulabilir.

Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nun mutfak kültürü, rotanın geçtiği üç ilin farklı coğrafi karakterini yansıtan bir çeşitliliğe sahiptir. Göynük’ün üzüm pekmezi ve tahinle hazırlanan lokumu, kasabanın en bilinen lezzetleri arasında sayılır. Eskişehir’de ise mumbar dolması ve çibörek gibi Tatar mutfağından gelen lezzetler, şehrin Kırım kökenli göçmen nüfusunun izlerini taşır. Bu çeşitlilik, rotanın mutfak açısından da öngörülemeyen keşiflere açık olduğunu gösterir. Bu lezzetleri denemek, rotanın kültürel dokusunu tamamlayan keyifli bir deneyim sunar.
Abant Gölü çevresindeki küçük işletmeler, bölgenin bal ve süt ürünlerini ziyaretçilerle buluşturur. Bu tür yerel üreticilerle karşılaşmak, bölge mutfağını yerinde tanımanın en doğal yollarından biridir. Bolu’nun ormanlık kesimlerinde toplanan mantar çeşitleri de yöresel mutfağın önemli bir parçasıdır. Yerel pazarlarda taze ürünleri denemek, bölge halkının günlük yaşamını yakından tanımanın doğal bir yoludur. Bu ürünlerin çoğu, mevsime göre değişen bir arz gösterir.
Odunpazarı’nın restore edilmiş sokaklarında el sanatları atölyeleri, seramik dükkanları ve kahve evleri bir arada bulunur. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na katılanlar, bu atölyelerde geleneksel üretim süreçlerini yakından gözlemleme fırsatı bulur. Eskişehir’in lületaşından yapılan süs eşyaları, bölgenin en özgün hediyelik ürünleri arasında yer alır. Bu atölyelerin çoğu, aile işletmesi olarak nesilden nesile aktarılan bir zanaat geleneğini sürdürür. Ziyaretçiler, atölye sahipleriyle sohbet ederek üretim sürecine dair bilgi edinebilir.
Yöresel adetler açısından Bolu Bilecik Eskişehir Turu, ziyaretçilere hem Karadeniz etkisi taşıyan Bolu’nun hem de İç Anadolu karakterindeki Eskişehir’in günlük yaşam biçimini tanıma fırsatı sunar. Küçük kasabalarda yerel halkla kurulan sıcak iletişim, rotanın sosyal dokusunu zenginleştiren bir unsurdur. Bu etkileşim, ziyaretçilere bölgenin günlük yaşam temposunu gözlemleme fırsatı da sunar. Bu sıcak iletişim, ziyaretçilerin bölgeye dair izlenimlerini olumlu yönde etkiler.
Alışveriş açısından Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na katılanlar, Göynük’ün lokum ve pekmezi ile Eskişehir’in lületaşı ürünlerini hediyelik olarak tercih edebilir. Odunpazarı’ndaki seramik atölyelerinden alınan el işi ürünler de dayanıklı ve özgün hatıralar arasında sayılır. Bu ürünler, dayanıklı yapıları sayesinde uzun süre saklanabilecek hatıralar arasında sayılır. Hediyelik seçimi yaparken, taşıma kolaylığı da göz önünde bulundurulabilir.
Eskişehir’in genç ve üniversiteli nüfusu, şehrin kafe ve sokak kültürüne de yansır; Porsuk Çayı kıyısındaki kafeler, günün her saatinde canlı bir atmosfer sunar. Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nun bu modern yüzü, rotanın tarihi duraklarıyla ilginç bir tezat oluşturur. Bu tezat, rotanın hem geçmişi hem de günümüzü bir arada yansıtan karakterini pekiştirir. Bu atmosfer, şehrin genç nüfusunun günlük yaşamına dair ipuçları sunar.

Bolu Bilecik Eskişehir Turu, ilkbahar ve sonbahar aylarında Abant Gölü çevresindeki doğal güzellikleri ve tarihi kasabaları dengeli bir havada gezmek isteyenler için genellikle tercih edilir. Yaz ayları ise Eskişehir’in şehir merkezini keşfetmek isteyenler için daha uygun bir dönem olarak öne çıkar. Sonbahar aylarında ise ormanlık alanların renk değişimi ayrı bir görsel zenginlik sunar.
Katmanlı giyim, üç ilin farklı iklim koşullarına karşı en pratik çözüm olarak önerilir. Rahat bir yürüyüş ayakkabısı ve hafif bir yağmurluk, Bolu Bilecik Eskişehir Turu boyunca konforu artıran temel unsurlar arasında sayılabilir. Nem oranı yüksek günlerde su geçirmez bir dış giyim parçası da faydalı olabilir.
Göynük’ün üzüm pekmezi ve lokumu, Eskişehir’in mumbar dolması ve çibörek gibi Tatar mutfağından gelen lezzetleri bölgenin en tanınan tatları arasında sayılır. Bu çeşitlilik, Bolu Bilecik Eskişehir Turu’nu mutfak açısından da ilgi çekici kılar. Yerel pazarlarda taze ürünleri denemek, mutfak kültürünü yerinde tanımanın en doğrudan yollarından biridir.
Abant Gölü’nün ormanlık kıyıları, Göynük’ün ahşap evleri ve Eskişehir’in rengarenk Odunpazarı sokakları, Bolu Bilecik Eskişehir Turu güzergahındaki en çok fotoğraflanan noktalar arasında sayılır. Porsuk Çayı kıyısındaki yürüyüş yolları da fotoğraf açısından ilgi çekici bir seçenek sunar.
Rahat bir yürüyüş ayakkabısı, katmanlı kıyafetler, yağmurluk ve şarj aleti, Bolu Bilecik Eskişehir Turu için önerilen temel eşyalar arasında yer alır. Uzun otobüs yolculuğu düşünüldüğünde boyun yastığı gibi küçük konfor ürünleri de faydalı olabilir. Kişisel ilaçlar ve temel bir ilk yardım seti de her seyahatte olduğu gibi yanınızda bulunmalıdır.
Göynük’ün lokum ve pekmezi, Eskişehir’in lületaşı ürünleri ve Odunpazarı’nın seramik eşyaları, Bolu Bilecik Eskişehir Turu’na katılanların en çok tercih ettiği hediyelik ürünler arasında sayılır. Yerel pazarlardaki bal ve süt ürünleri de hediyelik seçenekler arasında değerlendirilebilir.
Rota genel olarak orta düzeyde yürüyüşler içerdiğinden, düzenli tempoda yürüyebilen çoğu ziyaretçi için uygundur. Abant Gölü çevresindeki patikalar hafif eğimli olsa da zorlayıcı bir tırmanış gerektirmez. Küçük çocuklu aileler için de rota genel olarak yürünebilir bir zorluk seviyesi sunar.
Bolu Bilecik Eskişehir Turu ile ilgili bölümleri inceledikten sonra tüm tur programlarımızı ve Kapadokya Turu sayfasını inceleyebilirsiniz. Bölgenin kültürel mirası ve gezi noktaları hakkında bağımsız bilgi için T.C. Kültür Portalı sayfasından yararlanabilirsiniz.
Sabah erken saatlerde Antalya'dan lüks NEWS TOUR otobüsümüzle Bolu istikametine hareket ediyoruz. Yol üzerindeki molaların ardından öğleden sonra Abant Gölü'ne varış sağlıyoruz. Bir heyelan sonucu vadinin kayalarla kapanmasıyla oluşan bu set gölünün berrak suları ve çevresindeki gür ormanlarla kaplı yamaçları arasında huzurlu bir doğa yürüyüşü yapıyor, isteyen misafirlerimiz göl kenarındaki kafelerde mola verebiliyor. Gölün çevresinde dört mevsim farklı bir manzara oluşturduğunu, kışın kar örtüsüyle bambaşka bir görünüm kazandığını rehberimizden dinliyoruz. Bölge, 1988 yılından bu yana tabiat parkı statüsüyle koruma altındadır ve İstanbul'a yakınlığı nedeniyle uzun yıllardır kısa kaçamaklar için tercih edilir. Akşam otelimize yerleşiyor, Bolu'da konaklıyoruz.
Kahvaltının ardından UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Göynük ilçesine hareket ediyoruz. Osmanlı dönemi ahşap evleri, tarihi çarşısı ve meşhur lokumuyla ünlü Göynük'te zamanda geriye gidiyor, on beşinci yüzyılda yaşamış ve Fatih Sultan Mehmet'in hocalığını yapan Akşemseddin'in türbesini ziyaret ediyoruz. Serbest alışveriş zamanının ardından Bilecik'in Söğüt ilçesine geçerek, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gazi'nin türbesini ziyaret ediyoruz. Söğüt, Türklerin Anadolu'ya yerleşim sürecinde önemli bir konak noktası olan Kayı boyunun bu topraklara yerleştiği dönemi simgeler. Osmanlı Devleti'nin bu topraklarda nasıl kurulduğuna dair kuruluş hikâyesini rehberimizden dinledikten sonra otelimize dönüyoruz.
Kahvaltının ardından Eskişehir'e hareket ediyor, şehrin sembolü hâline gelen rengarenk Odunpazarı evlerinin arasında gezintiye çıkıyoruz; on dokuzuncu yüzyıldan kalma bu ahşap evler, restorasyon çalışmalarıyla günümüzdeki canlı görünümüne kavuşmuştur. Şehir, dünyadaki en zengin lületaşı yataklarından birine sahip olması nedeniyle bu değerli taştan yapılan pipo ve süs eşyalarıyla da tanınır. Porsuk Çayı kıyısında yürüyor, isteyen misafirlerimize kısa bir tekne turu imkânı sunuyoruz. Öğleden sonra Sazova Bilim, Kültür ve Sanat Parkı'nda serbest zaman veriyor, şehrin genç ve üniversiteli nüfusunun günlük yaşamını gözlemliyoruz. Ardından Antalya istikametinde dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Antalya'ya varışla turumuz sona eriyor.
2 gece kahvaltı dahil otel konaklaması, tüm ulaşım, profesyonel rehberlik ve zorunlu seyahat sigortası fiyata dahildir. Müze giriş ücretleri, tekne turu ve öğle-akşam yemekleri dahil değildir. Detaylı bilgi için satış temsilcimizle iletişime geçebilirsiniz.
Konaklama, Bolu bölgesinde bulunan, kahvaltı dahil hizmet veren seçkin bir otelde gerçekleşir. İki gece boyunca aynı otelde kalınır, Göynük ve Söğüt gezileri buradan yapılır. Otel bilgisi hareket tarihinden önce tarafınıza bildirilir.
Abant Gölü ve Göynük gezileri kısa doğa yürüyüşleri içerir. Günlük ortalama 2-4 km yürüyüş öngörülmektedir; parkurlar düz zeminlidir. Rahat ve kaymayan tabanlı ayakkabı tercih etmenizi öneririz.
Doğa, tarih ve kısa kaçamak arayan her yaş grubundan misafirimiz için uygundur. Hafta sonu tatili şeklinde kurgulandığından, uzun tatil planlayamayan aileler ve çalışanlar için özellikle idealdir.
Bolu bölgesi yüksek rakımda olduğundan hava Antalya'ya göre serin olabilir; hafif bir mont önerilir. Rahat yürüyüş ayakkabısı ve yağmurluk yanınızda bulunmalıdır. Fotoğraf tutkunlarının kamera veya telefon şarj aletini de yanına alması faydalı olur.
Bu tur yurt içi bir güzergâh izlediğinden vize veya pasaport gerekmemektedir; T.C. kimlik kartınızın yanınızda olması yeterlidir. Uçuş içermeyen turlarda ek bir seyahat belgesi aranmaz. Yabancı uyruklu misafirlerimizin kimlik belgelerini yanlarında bulundurmaları yeterlidir.
Program kahvaltı dahil olarak kurgulanmıştır; öğle ve akşam yemekleri katılımcıların kendi tercihine bırakılmıştır. Göynük lokumu ve Eskişehir'in Tatar mutfağından lezzetleri rehberimizin önerileri arasında yer alır.
İptal ve değişiklik koşulları, hareket tarihine kalan süreye göre değişmektedir. Grup hareketi olduğundan son dakika iptallerinde farklı koşullar uygulanabilir. Güncel iptal koşulları için satış temsilcimizle görüşmenizi rica ederiz.
Porsuk Çayı'ndaki tekne turu tur fiyatına dahil değildir. İsteyen misafirlerimiz yerinde kendi imkânlarıyla kısa bir tekne turuna katılabilir; tur, Odunpazarı'nın renkli evlerini nehir üzerinden görme fırsatı sunar.
Değerlendirme yazın