0 değerlendirmeden
5 Gün 4 Gece
Günlük Tur
35 kişi
___
🇬🇪 Kafkasların Kalbinde Beş Gün 🇬🇪
“Kükürtlü Hamamlardan Kazbek’in Eteklerine”
Antalya çıkışlı, uçaklı Gürcistan Turu ile 4 gece 5 gün boyunca Tiflis’in dar sokaklarından Kazbegi’nin karlı zirvelerine, Borjomi’nin çam ormanlarından Batum’un Karadeniz kıyısına uzanan bir Kafkasya rotası izliyoruz. Türkiye’ye komşu bu ülke, kısa uçuş mesafesine rağmen bambaşka bir coğrafya ve kültür sunuyor; TC kimlik kartıyla vizesiz seyahat imkânı da Gürcistan Turu’nu özellikle pratik kılıyor.
Tiflis’in adı, Gürcüce’de ‘sıcak su’ anlamına gelen kükürtlü kaynaklardan geliyor; şehir, beşinci yüzyılda Gürcü kralı Vakhtang Gorgasali tarafından bu kaynakların çevresinde kurulmuş. Abanotubani’nin kükürtlü hamamları arasında yürüyor, dördüncü yüzyıldan bu yana farklı dönemlerde genişletilen Narikala Kalesi’nin burçlarından şehri seyrediyor, Kartlis Deda heykelinin altında günbatımını izliyoruz. Kura Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlayan Barış Köprüsü’nün cam-çelik mimarisi, şehrin Sovyet sonrası dönemdeki modernleşme çabalarını yansıtıyor.
Gürcistan’ın eski başkenti Mtskheta’da, on birinci yüzyılda inşa edilen Svetitskhoveli Katedrali’ni ve tepedeki altıncı yüzyıldan kalma Jvari Manastırı’nı ziyaret ediyoruz. Gürcistan Askeri Yolu’nu izleyerek Kazbegi’ye ulaşıyor, on dördüncü yüzyılda inşa edilen Gergeti Üçlemesi Kilisesi’nin önünde Kazbek Dağı’nın manzarasına tanıklık ediyoruz. Borjomi’nin çam ormanlarında maden suyu kaynağının başında mola veriyor, ardından Karadeniz kıyısındaki Batum’a geçiyoruz. Şehrin simgesi Alfabe Kulesi’ni, Ali & Nino heykelini ve sahil bulvarını gezdikten sonra havalimanına transfer oluyoruz.
Gürcü mutfağı, haçapuri (peynirli ekmek) ve hinkali (mantı benzeri hamur işi) etrafında şekilleniyor; her iki lezzet de ülkenin hemen her bölgesinde farklı yerel varyasyonlarla sunuluyor. Gürcistan, dünyanın en eski şarap üretim geleneklerinden birine ev sahipliği yapıyor; küpler içinde toprağa gömülerek yapılan kvevri yöntemi, UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesine dahil edilmiş durumda. Tiflis’in eski şehir dokusunda ahşap oyma balkonlu evler, Osmanlı, Pers ve Rus mimari etkilerinin iç içe geçtiği bir sokak dokusu oluşturuyor. Kafkas dağlarının eteklerindeki köylerde günlük yaşam, hâlâ tarım ve hayvancılığa dayalı geleneksel bir ritimle sürüyor.
Konaklama 4 gece kahvaltı dahil olarak gerçekleşiyor; gidiş-dönüş uçak biletleri Antalya çıkışlı düzenleniyor, şehirler arası tüm ulaşım lüks NEWS TOUR araçlarıyla sağlanıyor. Profesyonel rehberlik hizmeti ve programda belirtilen tüm çevre gezileri tur fiyatına dahil ediliyor; müze, kale ve hamam giriş ücretleri ile öğle-akşam yemekleri ayrıca değerlendiriliyor.
Gürcistan, Kafkasya’nın güneybatısında yer alır ve batısında Karadeniz’e kıyısı vardır. Ülkenin kuzeyini Büyük Kafkas Dağları, güneyini ise Küçük Kafkaslar sınırlar; arada kalan vadiler ve ovalar yerleşimin yoğunlaştığı alanlardır. Gürcistan Turu güzergâhı bu iki dağ kuşağı arasında ilerler.
Tiflis, Kura Nehri’nin dar bir vadiden geçtiği noktada kurulmuştur. Şehir nehrin iki yakasına ve çevredeki yamaçlara yayılır; bu nedenle sokaklar eğimli, manzaralar ise katmanlıdır.
Kuzeye doğru uzanan tarihi yol, dağ geçitlerini aşarak yüksek vadilere ulaşır. Yol boyunca yükseklik hızla artar; manzara ovadan alpin çayırlara ve karlı zirvelere geçer.
Ülkenin orta kesimindeki dağ kasabası, çam ormanları ve maden suyu kaynaklarıyla bilinir. Vadi tabanında kurulmuş bu yerleşimde hava, ovalara göre belirgin biçimde serindir.
Batıdaki Batum, Karadeniz kıyısında ve dağların denize yaklaştığı bir noktada yer alır. Nem burada yüksektir ve bitki örtüsü belirgin biçimde daha yoğundur. Bölge hakkında ayrıntılı bilgi için Gürcistan destinasyon sayfamız incelenebilir.
Gürcistan Turu rotası böylece nehir vadisindeki başkentten yüksek dağ geçitlerine, oradan orman kasabasına ve deniz kıyısına uzanır. Kısa mesafelerde üç farklı iklim kuşağı görülebilir.

Bölge, Asya ile Avrupa arasındaki geçiş hattında yer aldığı için tarih boyunca çok sayıda kültürün etkisinde kalmıştır. Kafkas geçitleri, hem ticaret hem de askeri hareketlerin doğal koridoru olmuştur.
Ülke, Hristiyanlığı erken dönemde benimseyen bölgelerden biridir. Eski başkentteki katedral ve tepedeki manastır, bu dönüşümün en eski tanıklarıdır; koruma kaydı için UNESCO Dünya Mirası kaydı incelenebilir.
Ortaçağda ülke, mimari ve edebiyat alanında güçlü bir dönem yaşadı. Taş kiliseler, kaya oyma yerleşimler ve savunma kuleleri bu çağın ürünüdür. Kule mimarisi, dağ köylerinde bugün de görülebilir.
Yüzyıllar boyunca farklı imparatorlukların etki alanında kalan bölge, bu temaslardan mutfak, müzik ve mimari açısından zenginleşti. Tiflis’in eski mahallelerindeki ahşap balkonlu evler bu karma etkinin görünür örneğidir.
Yirminci yüzyılda ülke Sovyet döneminden geçti; bu dönemin izleri kamu binalarında ve şehir planlamasında hâlâ okunabilir. Bağımsızlık sonrası dönemde ise çağdaş mimari örnekleri şehir siluetine eklendi.
Gürcistan Turu, bu üst üste binmiş dönemleri kısa mesafelerde görme fırsatı sunar: antik kilise, ortaçağ kalesi, Sovyet dönemi yapısı ve cam-çelik köprü aynı şehirde yan yana durur.
Ülkede bölgeye göre değişen bir iklim düzeni vardır. Doğuda karasal etki baskındır; yazlar sıcak, kışlar soğuk geçer. Batıda ise Karadeniz etkisiyle nem ve yağış belirgin biçimde artar.
İlkbahar, nisan ve mayıs aylarında vadilerin yeşerdiği ve havaların yürüyüş için ideal olduğu dönemdir. Yüksek dağ geçitlerinde kar bu aylarda henüz tamamen erimemiş olabilir.
Yaz aylarında ovalar ve başkent sıcak olur; buna karşılık dağ bölgeleri serin ve rahat kalır. Gürcistan Turu için yaz, yükseklik farkı sayesinde dengeli bir dönem sayılır.
Sonbahar, bağ bozumu mevsimiyle çakışır ve kırsal alanlarda en canlı dönemdir. Yamaçlar renk değiştirir, hava yürüyüş için idealdir. Fotoğraf açısından da en verimli aylardandır.
Kış aylarında dağ geçitlerinde kar ve buzlanma görülür; yüksek bölgelere ulaşım koşullara bağlı hâle gelir. Başkent ve kıyı ise daha ılıman kalır.
Yükseklik farkı nedeniyle aynı gün içinde çok farklı sıcaklıklarla karşılaşmak olağandır. Farklı dönemlere uygun alternatifleri karşılaştırmak için Antalya çıkışlı tüm tur programlarımız sayfasına göz atabilirsiniz.
Eski şehir, ahşap oyma balkonlu evleri ve dar sokaklarıyla bilinir. Kükürtlü su kaynaklarının bulunduğu mahalledeki tuğla kubbeli hamam yapıları, şehrin kuruluş hikâyesiyle doğrudan ilişkilidir. Sokaklar eğimli ve taş döşemedir.
Tepedeki kaleye teleferikle veya yürüyerek çıkılabilir. Yukarıdan bakıldığında nehrin şehri nasıl ikiye böldüğü ve mahallelerin yamaçlara nasıl yayıldığı net biçimde görülür.
Ülkenin eski başkenti, iki nehrin birleştiği noktada kurulmuştur. Buradaki katedral, ülkenin en önemli dini yapılarından biridir. Karşı tepedeki manastır ise iki nehrin farklı renkteki sularının birleşmesini yukarıdan izleme imkânı sunar.

Kuzeye uzanan tarihi yol, dağ geçitlerini aşarak yüksek vadilere ulaşır. Yol kenarındaki baraj gölü ve kale, güzergâhın en çok durulan noktalarındandır. Yükseklik arttıkça hava belirgin biçimde soğur.
Kazbegi bölgesindeki tepe kilisesi, arkasındaki karlı zirveyle birlikte ülkenin en tanınan manzarasını oluşturur. Kiliseye çıkış yokuşludur; rüzgâr sürekli hissedilir.
Çam ormanlarıyla çevrili vadi kasabası, maden suyu kaynaklarıyla bilinir. Park alanı içinde yürüyüş yolları bulunur ve hava ovalara göre serindir. Bu durak, rotanın en dinlendirici bölümlerinden biridir.

Karadeniz kıyısındaki kent, uzun sahil bulvarı ve çağdaş mimarisiyle rotanın diğer duraklarından belirgin biçimde ayrılır. Sahil boyunca yürüyüş ve bisiklet yolları uzanır. Nem yüksektir; yazın havanın ağırlığı hissedilir.
Gürcü mutfağı, Kafkasya’nın en çeşitli mutfaklarından biri kabul edilir. Ceviz, taze ot ve baharat kullanımı yaygındır; aynı malzeme farklı bölgelerde bambaşka biçimlerde pişirilir. Gürcistan Turu boyunca bu çeşitliliği her durakta fark edersiniz.
Peynirli ekmek ve suyu içinde tüketilen hamur işleri, ülkenin en tanınan iki lezzetidir. Her bölgenin kendine özgü bir peynirli ekmek biçimi bulunur; kenarları ve iç harcı bölgeye göre değişir.
Şarap üretimi ülkenin en köklü geleneklerindendir. Toprağa gömülü büyük küplerde yapılan üretim yöntemi, kültürel miras olarak tanınmıştır. Bağcılık, kırsal yaşamın merkezinde yer alır.
Sofra düzeni ve konukseverlik kültürün en belirgin yanıdır. Yemekler paylaşımlı servis edilir ve sofrada konuşma sırası geleneksel bir düzene göre ilerler.
Alışverişte çuçhela adı verilen ceviz ve üzüm suyu bazlı geleneksel tatlı, baharat karışımları, emaye kaplar ve el işi dokumalar öne çıkar. Tiflis’in ikinci el pazarı ilginç objeler için iyi bir duraktır.
Gündelik kültürde misafire ikram önemli bir yer tutar. Kilise ziyaretlerinde omuzların örtülü olması beklenir; kadın ziyaretçiler için girişte şal bulundurulan yerler vardır.
Eğimli şehir sokakları, yüksek dağ geçitleri ve nemli kıyı bir arada düşünüldüğünde hazırlık listesi katmanlı olmalıdır. Gürcistan Turu öncesinde aşağıdaki başlıklar işinizi kolaylaştırır:
Dağ bölgelerinde sıcaklık başkente göre belirgin biçimde düşüktür; yaz aylarında bile kalın bir katman gerekir. Kıyı bölgesinde ise nem nedeniyle ince ve nefes alan kumaşlar rahatlatır.
Yokuşlu ve taş döşeli sokaklarda taban deseni tutuşlu ayakkabı hem konfor hem güvenlik sağlar. Tepe kiliselerine çıkışlarda ellerin serbest olması için sırt çantası tercih edilmelidir.
Dağ yollarında viraj yoğunluğu nedeniyle araç tutması yaşayanların önceden önlem alması yerinde olur. Yanınızda su ve hafif atıştırmalık bulundurmak uzun geçişlerde işe yarar.
Ülkenin para birimi Gürcistan larisidir. Şehir merkezlerinde kart kullanımı yaygındır; kırsal noktalarda ve küçük dükkânlarda nakit tercih edilir. Küçük banknotlar bulundurmak günlük harcamaları kolaylaştırır.
Elektrik prizleri Avrupa tipi yuvarlak uçludur ve Türkiye’de kullanılan fişlere uyar. Şebeke gerilimi de uyumludur; ek bir adaptöre genellikle gerek duyulmaz.
Resmî dil Gürcücedir ve kendine özgü bir alfabesi vardır. Turistik alanlarda İngilizce ve Rusça anlaşılabilir; Türkçe bilen esnaf da bulunabilir. Yön levhaları çoğunlukla çift alfabelidir.
Dağ yollarında yükseklik hızla artar ve hava koşulları değişebilir. Kulak basıncı hissedilebilir; su içmek ve yutkunmak bu etkiyi azaltır.
Kilise ve manastır ziyaretlerinde kıyafet kuralı uygulanır; omuzların örtülü olması beklenir. Bazı girişlerde ödünç şal bulundurulur, ancak kendi şalınızı taşımak daha pratiktir.
Seyahat öncesinde güncel giriş ve seyahat belgesi koşullarını kontrol etmenizi öneririz; bu koşullar dönem dönem değişebilir. Kafkasya’da benzer bir rotayı değerlendirmek isterseniz Antalya çıkışlı Azerbaycan Bakü Turu sayfası da incelenebilir.
Gürcistan Turu boyunca en güçlü kareler, tepedeki kale ve manastır noktalarından alınır. Bu noktalardan bakıldığında nehir, eski şehir ve modern yapılar aynı çerçevede toplanır.
Eski şehrin ahşap oyma balkonları, yakın çekimde zengin bir doku sunar. Sokağın karşı kaldırımından çekim yapmak, balkon sıralarının tekrarını görünür kılar.
Dağ yolunda yükseklik hızla arttığı için manzara birkaç kilometrede tamamen değişir. Mola noktalarında kısa süreli duraklar, Gürcistan Turu rotasının en geniş açılı karelerini almak için yeterlidir.
Tepe kilisesi ile arkasındaki karlı zirve, ülkenin en tanınan kompozisyonudur. Bulut hareketi burada hızlıdır; zirvenin açılmasını beklemek çoğu zaman birkaç dakika sürer.
Karadeniz kıyısındaki kentte nem yüksektir ve hava puslu olabilir. Sahil bulvarındaki modern yapılar, akşam aydınlatmasıyla farklı bir görünüm kazanır.
Kilise ve manastır içlerinde fotoğraf çekimi kısıtlı olabilir. Uyarı levhalarını takip etmek ve görevlilerin yönlendirmesine uymak gerekir; ibadet sırasında çekim yapmamak temel nezaket kuralıdır.
Dağ bölgelerinde rüzgâr ve soğuk ekipmanı etkiler. Gürcistan Turu boyunca yedek batarya taşımak ve cihazı iç cepte tutmak pratik alışkanlıklardır.
İlkbahar ve sonbahar, sıcaklık ve manzara açısından en dengeli dönemlerdir. Yaz aylarında ovalar sıcak olsa da dağ bölgeleri serin kalır. Kış aylarında dağ geçitlerinde kar ve buzlanma görülebilir; yüksek bölgelere ulaşım koşullara bağlı hâle gelir.
Şehir merkezlerinde eğimli ve taş döşeli sokaklarda yürünür; tepe kiliselerine çıkışlar yokuşludur. Mesafeler orta düzeydedir. Kaymayan tabanlı rahat ayakkabı en kritik hazırlıktır.
Yükseklik arttıkça sıcaklık belirgin biçimde düşer ve rüzgâr sürekli hissedilir. Yaz aylarında bile kalın bir üst giysi gerekir. Hava koşulları gün içinde hızla değişebilir, bu nedenle katmanlı giyim önerilir.
Evet, omuzların örtülü olması beklenir ve bazı yerlerde kadın ziyaretçilerden baş örtüsü istenebilir. Bazı girişlerde ödünç şal bulundurulur, ancak kendi şalınızı taşımak daha pratiktir. Sessizlik ve fotoğraf kurallarına uymak da beklenir.
Ülkede Gürcistan larisi kullanılır. Şehir merkezlerinde kart kullanımı yaygındır, kırsal noktalarda nakit tercih edilir. Küçük banknotlar bulundurmak günlük harcamaları kolaylaştırır.
Resmî dil Gürcücedir ve kendine özgü bir alfabesi vardır. Turistik alanlarda İngilizce ve Rusça anlaşılabilir; Türkçe bilen esnaf da bulunabilir. Yön levhaları çoğunlukla çift alfabelidir ve bu okumayı kolaylaştırır.
Dağ manzaraları, teleferik ve sahil bulvarı çocuklar için ilgi çekicidir. Uzun dağ yolları küçük yaş grubunda yorgunluk yaratabilir; ara molalar planlamak yararlıdır. Araç tutması için önceden önlem almak rahatlatıcı olur.
Mutfakta ceviz, taze ot ve baharat kullanımı yaygındır. Peynirli ekmek ve suyu içinde tüketilen hamur işleri en tanınan lezzetlerdir; porsiyonlar genellikle büyüktür. Sofra paylaşımlı servis edildiği için birlikte sipariş vermek daha uygundur.
Prizler Avrupa tipi yuvarlak uçludur ve Türkiye’de kullanılan fişlere uyar. Şebeke gerilimi de uyumludur; ek bir adaptöre genellikle gerek duyulmaz. Taşınabilir şarj cihazı yine de pratik olur.
Ceviz ve üzüm suyu bazlı geleneksel tatlı, baharat karışımları, emaye kaplar, el işi dokumalar ve seramik ürünler bilinen seçeneklerdir. Tiflis’in ikinci el pazarı ilginç objeler için iyi bir duraktır.
Kuzeye uzanan dağ yolunda viraj yoğunluğu fazladır. Araç tutması yaşayanların önceden önlem alması yerinde olur. Ön koltuğa yakın oturmak, ufka bakmak ve sık aralıklarla hava almak etkiyi azaltır.
Tepedeki kale ve manastır noktaları, şehir ve vadi manzarasını bütün olarak sunar. Sonbaharda yamaçların renk değişimi fotoğraf için en verimli dönemdir. Dağ bölgelerinde rüzgâr nedeniyle ekipmanı sabit tutmak gerekir.
Farklı iklim kuşakları gezileceği için katmanlı giysiler yer kaplar; buna göre bir valiz seçilmelidir. Gün içi için küçük bir sırt çantası yeterlidir. Dönüşte alınacak hediyelikler için valizde boşluk bırakmak faydalı olur.
Geniş açı dağ ve şehir panoramaları için, orta zoom ise balkon ve cephe detayları için işe yarar. Telefon kameraları da büyük ölçüde yeterlidir. Dağ bölgelerinde yedek batarya bulundurmak yerinde olur.
Yol boyunca manzara molası verilen noktalar bulunur; baraj gölü ve kale çevresi en çok tercih edilenlerdir. Bu duraklarda birkaç dakikalık süre geniş açılı kareler için yeterlidir. Rüzgâr nedeniyle ekipmanı sıkı kavramak gerekir.
İç mekânlarda çekim kısıtlı olabilir; bazı yapılarda tamamen yasaktır. İbadet sırasında çekim yapmamak temel nezaket kuralıdır. Uyarı levhalarını takip etmek ve görevlilerin yönlendirmesine uymak gerekir.
Aynı gün içinde ova sıcağından dağ soğuğuna geçmek mümkündür. Katmanlı giyim bu geçişi rahat yönetmenin tek yoludur. Yanınızda ince bir yağmurluk bulundurmak da dağ bölgelerinde işe yarar.
Katmanlı giysi hazırlığı en kritik adımdır; aynı gün içinde ova sıcağından dağ soğuğuna geçilebilir. Çevrimdışı harita indirmek dağ yollarında işinizi görür. Araç tutması yaşayanların önceden önlem alması da yerinde olur.
Şehirde nehir doğal yön göstergesi işlevi görür ve yön levhaları çift alfabelidir. Dağ yolunda ise tek bir ana güzergâh izlenir. Çevrimdışı harita, sinyalin zayıfladığı yüksek bölgelerde işe yarar.
Ceviz ve üzüm suyu bazlı geleneksel tatlı, baharat karışımları ve dokuma ürünler hafif ve dayanıklıdır. Emaye ve seramik ürünler kırılgandır; ambalaj konusunu satın alırken netleştirmek gerekir. Ağır ürünleri sona bırakmak pratiktir.
Dağ yollarında sık aralıklarla hava almak ve su içmek araç tutmasını azaltır. Porsiyonlar büyük olduğu için öğünleri paylaşımlı almak daha hafif bir gün sağlar. Eğimli sokaklarda tempoyu düşürmek yorgunluğu belirgin biçimde azaltır.
Sabahın erken saatleri eski şehir ve tepe noktaları için, öğleden sonra ise dağ yolu geçişleri için uygundur. Uzun geçişlerde ara molalar yorgunluğu azaltır. Akşam saatleri nehir kıyısı ve sahil bulvarı yürüyüşleri için en keyifli zaman dilimidir.
Eski şehir dokusu, dağ manzaraları, manastırlar ve Karadeniz kıyısı birbirinden farklı görsel karakterler sunar. Bu nedenle beklenenden fazla kare biriktiği görülür. Yedek hafıza kartı ve taşınabilir şarj cihazı bulundurmak yoğun çekim günlerinde işinizi görür.
Antalya Havalimanı'nda buluşuyor, uçuşumuzla Tiflis'e hareket ediyoruz. Varışın ardından özel aracımızla otelimize transfer oluyor, akşam Abanotubani'nin kükürtlü hamamları arasında kısa bir yürüyüş yapıyoruz; şehrin adı da bu kükürtlü kaynaklardan geliyor. Dördüncü yüzyıldan bu yana farklı dönemlerde genişletilen Narikala Kalesi'nin burçlarından şehri izliyor, Kartlis Deda heykelinin altında günbatımına tanıklık ediyoruz. Kura Nehri kıyısında kısa bir yürüyüşün ardından, isteyen misafirlerimizle geleneksel bir Gürcü lokantasında akşam sohbeti için serbest zaman veriyoruz. Tiflis'in tepelere yayılan siluetinin gece ışıklarıyla aydınlanması, ilk akşamdan itibaren şehrin karakterini yansıtıyor. Otelde konaklama.
Kahvaltının ardından Tiflis'in eski şehir dokusunda, ahşap oyma balkonlu evlerin sıralandığı Meidan Meydanı ve Sioni Katedrali çevresinde yürüyüş yapıyoruz; bu sokak dokusu Osmanlı, Pers ve Rus mimari etkilerinin iç içe geçtiği bir görünüm sunuyor. İsteyen misafirlerimize opsiyonel teleferikle Narikala Kalesi'ne yeniden çıkma fırsatı sunuyoruz; kalenin içindeki küçük şarap müzesi, bölgenin kadim şarapçılık geleneğine dair kısa bir tanıtım sunuyor. Öğleden sonra Gürcistan'ın eski başkenti Mtskheta'ya geçiyor, on birinci yüzyılda inşa edilen Svetitskhoveli Katedrali'ni ve tepedeki altıncı yüzyıldan kalma Jvari Manastırı'nı ziyaret ediyoruz; Jvari Manastırı'nın tepedeki konumundan Mtskheta'nın iki nehrin birleştiği vadisi geniş bir açıyla görülebiliyor. Akşam Tiflis'e dönüş.
Sabah Gürcistan Askeri Yolu'nu izleyerek dağlık Kazbegi bölgesine hareket ediyoruz. Yol üzerinde Jinvali Baraj Gölü'nün manzarasına karşı duran, on altıncı yüzyılda inşa edilen Ananuri Kalesi'nde kısa bir fotoğraf molası veriyor, ardından on dördüncü yüzyılda inşa edilen Gergeti Üçlemesi Kilisesi'nin önünde Kazbek Dağı'nın karlı zirvesini izliyoruz; kiliseye ulaşan patika boyunca vadinin ve köy yerleşimlerinin geniş açılı manzarası eşlik ediyor. Vadinin en yüksek noktasındaki Rusya-Gürcistan Dostluk Anıtı'nda kısa bir durak veriyor, dönüş yolunda küçük dağ köylerinden geçerek Tiflis'e ulaşıyoruz. Yol boyunca değişen manzara, yeşil vadilerden başı karlı zirvelere uzanan Büyük Kafkas Dağları'nın farklı katmanlarını gözler önüne seriyor.
Kahvaltının ardından Tiflis'ten ayrılıp Borjomi'ye hareket ediyoruz. Milli park içindeki maden suyu kaynağının başında mola veriyor, çam ormanları arasında kısa bir yürüyüş yapıyor, isteyen misafirlerimiz Borjomi'nin dünyaca bilinen doğal maden suyunu kaynağından tadıyor; kükürtlü ve mineralli içeriğiyle bilinen bu su, bölgenin on dokuzuncu yüzyıldan bu yana şifa amaçlı ziyaret edilen kaynaklarından biri sayılıyor. Öğleden sonra Karadeniz kıyısındaki Batum'a geçiyor, sahil şeridindeki otelimize yerleşiyoruz; yol boyunca değişen coğrafya, dağlık iç kesimlerden nemli Karadeniz ikliminin bitki örtüsüne uzanan bir geçiş sunuyor. Batum'a yaklaştıkça artan palmiye ve subtropikal bitki örtüsü, Tiflis'in kurak iklimiyle belirgin bir tezat oluşturuyor.
Kahvaltının ardından Batum'un simgesi, Gürcü alfabesinin harflerini gövdesinde taşıyan Alfabe Kulesi'ni ve her akşam birbirine yaklaşıp uzaklaşan hareketli Ali & Nino heykelini ziyaret ediyoruz. Karadeniz kıyısındaki sahil bulvarında son bir yürüyüş yapıyor, palmiye ağaçlarıyla çevrili parkurda serbest zaman geçirdikten sonra havalimanına transfer oluyoruz. Uçuşumuzla Antalya'ya dönüyoruz; Tiflis'in kükürtlü hamamlarından başlayıp Kazbegi'nin karlı zirvelerinden ve Borjomi'nin çam ormanlarından geçen bu Kafkasya yolculuğu burada sona eriyor. Dört gün boyunca gördüğümüz dağ, orman ve deniz manzaraları, Gürcistan'ın kısa mesafede sunduğu coğrafi çeşitliliğin somut bir özeti olarak hafızalarda kalıyor.
4 gece kahvaltı dahil otel konaklaması, gidiş-dönüş uçak biletleri, şehirler arası ulaşım, havalimanı transferleri, profesyonel rehberlik ve zorunlu seyahat sigortası tur fiyatına dahildir. Öğle ve akşam yemekleri ile hamam ve kale giriş ücretleri dahil değildir.
Konaklama, Tiflis ve Batum'da şehir merkezine yakın, kahvaltı dahil hizmet veren otellerde gerçekleşir. Kazbegi ve Borjomi günübirlik gezi olarak programa dahil olduğundan bu bölgelerde geceleme yapılmaz. Otel bilgisi hareket tarihinden önce tarafınıza bildirilir.
Tiflis eski şehir ve Batum sahil bulvarı gezileri ağırlıklı olarak yürüyerek yapılmaktadır. Narikala Kalesi'ne çıkış yokuşlu bir patikadan gerçekleşir; isteyenler teleferik seçeneğini kullanabilir. Rahat ve kaymayan tabanlı ayakkabı tercih etmenizi öneririz.
Gürcistan Turu, doğa ve tarihi bir arada görmek isteyen aileler, çiftler ve şarap kültürüne meraklı gezginler için uygundur. Kazbegi bölgesindeki dağ yolculuğu uzun sürdüğünden, araç yolculuğuna hassas misafirlerin bu bölümü önceden değerlendirmesini öneririz.
Mevsime uygun katmanlı kıyafet, rahat yürüyüş ayakkabısı ve Kazbegi bölgesi için ek bir kazak veya mont önerilir; dağlık bölgede hava koşulları şehir merkezine göre daha serin olabiliyor. Hamam ziyareti için yanınıza havlu almanız yeterli oluyor.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları genellikle Gürcistan'a vizesiz ve TC kimlik kartı ile giriş yapabilmektedir. Giriş koşulları zaman içinde değişebildiğinden, güncel bilgi için hareket tarihinizden önce satış temsilcimize danışmanızı rica ederiz.
Otellerde kahvaltı tur fiyatına dahildir. Öğle ve akşam yemekleri genel olarak serbest bırakılmış olup, rehberimiz her durakta haçapuri ve hinkali gibi yerel lezzetler sunan restoranları önerir.
İptal ve değişiklik koşulları, hareket tarihine kalan süreye ve rezervasyon aşamasına göre değişiklik gösterebilmektedir. Güncel iptal koşulları için satış temsilcimizle görüşmenizi rica ederiz.
Gergeti Üçlemesi Kilisesi'ne ulaşım dağlık ve virajlı bir yolla araçla yapılmaktadır. Kilise çevresinde kısa bir yürüyüş yeterli olup özel bir fiziksel hazırlık gerekmemektedir; yükseklik nedeniyle hava, şehir merkezine göre belirgin biçimde daha serin olabiliyor.
Değerlendirme yazın