0 değerlendirmeden
6 Gün 5 Gece
Günlük Tur
35 kişi
___
🍝 Roma’dan Milano’ya Altı Şehir 🍝
“Kolezyum’dan Venedik Kanallarına Beş Şehir”
Antalya çıkışlı, uçaklı İtalya Turu ile sanat ve tarihin iç içe geçtiği bu topraklarda 5 gece 6 gün boyunca Roma İmparatorluğu’ndan Rönesans’a uzanan bir rotayı adım adım geziyoruz. Roma’nın iki bin yıllık Kolezyum’undan Vatikan’ın Sistine Şapeli’ne, Floransa’nın Rönesans mimarisinden Venedik’in kanallarına kadar İtalya Turu, ülkenin en görkemli beş şehrini tek bir programda buluşturuyor.
Roma’da, imparator Vespasianus döneminde inşasına başlanan ve yaklaşık ellibin seyirci kapasitesine sahip olduğu düşünülen Kolezyum’un arenasında gladyatörlerin izini sürüyoruz. Hemen yanı başındaki Roma Forumu, antik kentin siyasi ve ticari yaşamının merkeziydi; kalıntıları arasında yürürken imparatorluk döneminin günlük yaşamını hayal etmek mümkün oluyor. Trevi Çeşmesi’nin barok heykelleriyle süslü cephesi önünde, geleneğe uyarak sırtımızı çeşmeye dönüp dilek parası atıyoruz. Vatikan Müzeleri’nde, Michelangelo’nun dört yılını verdiği Sistine Şapeli tavan freskini hayranlıkla izliyoruz.
Floransa’da, mimar Brunelleschi’nin on beşinci yüzyılda tamamladığı kubbesiyle ünlü Duomo Katedrali’ni ve Arno Nehri üzerindeki tarihi kuyumcu köprüsü Ponte Vecchio’yu geziyoruz; şehir, Rönesans’ın doğduğu merkez olarak kabul ediliyor. On ikinci yüzyılda inşasına başlanan ve zemin kayması nedeniyle iki yüzyıla yakın süren inşaat sürecinde eğilen Pisa Kulesi’nde fotoğraf molası veriyoruz. Su kanalları üzerine kurulu Venedik’te, San Marco Meydanı’nda Doç Sarayı’nı geziyor, geleneksel gondol turuna çıkarak dar kanallar arasında ilerliyoruz. Turumuzu, İtalya’nın moda ve finans merkezi Milano’da, dünyanın en büyük gotik katedrallerinden biri olan Duomo Katedrali önünde tamamlıyoruz.
İtalyan mutfağı, bölgeden bölgeye değişen pasta çeşitleri, espresso kültürü ve dondurma (gelato) gelenekleri etrafında şekilleniyor; her şehrin kendine has bir mutfak kimliği bulunuyor. Floransa’da bistecca alla fiorentina, Venedik’te deniz ürünleri ağırlıklı risotto öne çıkan yerel lezzetler arasında sayılıyor. Venedik’in Murano Adası, yüzyıllardır süren cam üfleme geleneğiyle biliniyor; adadaki atölyelerde ustaların elinde şekillenen camlar, şehrin el sanatları mirasının somut örnekleri arasında yer alıyor. Roma’nın dar sokaklarındaki küçük kafeler, günün her saatinde ayakta espresso içme alışkanlığının hâlâ sürdüğü mekânlar olarak biliniyor.
Antalya’dan bölgeye uçakla ulaşıyor, şehirlerarası tüm geçişleri lüks NEWS TOUR otobüsümüzle tamamlıyoruz. Konaklama 5 gece kahvaltı dahil olup, her şehrin merkezine yakın seçkin otellerde gerçekleşiyor. Profesyonel rehberlik hizmeti ve Venedik’te gondol turu tur fiyatına dahil ediliyor; müze ve ören yeri giriş ücretleri (Vatikan Müzeleri dahil) ile öğle-akşam yemekleri ayrıca değerlendiriliyor.
İtalya, Akdeniz’e doğru uzanan çizme biçimli bir yarımadadır. Kuzeyde Alp Dağları ülkeyi kıtanın geri kalanından ayırır; yarımadanın omurgasını ise kuzeyden güneye uzanan Apenin Dağları oluşturur. Bu yapı nedeniyle ülkede düz alan sınırlıdır ve yerleşimlerin çoğu ya kıyı şeridinde ya da vadi tabanlarında kurulmuştur.
Roma, Tiber Nehri kıyısında ve yedi tepe üzerinde kurulmuş bir başkenttir. Şehrin merkezinde antik kalıntılar, barok meydanlar ve dar arnavut kaldırımı sokaklar iç içe geçer. Floransa ise Arno Nehri’nin iki yakasına yayılır ve Toskana’nın alçak tepeleriyle çevrelenmiştir; bu tepeler şehre yukarıdan bakan seyir noktaları sunar.
Venedik, bir lagünün içindeki yüzlerce küçük ada üzerine kurulmuştur. Sokakların yerini kanallar, meydanların yerini ise köprülerle birbirine bağlanan küçük alanlar alır. Bu yerleşim biçimi şehrin ulaşımını tamamen su üzerinden yürüyen bir düzene bağlar; tarihi merkezde araç trafiği bulunmaz.
Kuzeydeki Po Ovası ülkenin en geniş düzlüğüdür ve Milano bu ovanın merkezinde yer alır. Pisa ise Arno Nehri’nin denize yaklaştığı alüvyon düzlükte kurulmuştur; kentin ünlü kule ve katedral topluluğu bu yumuşak zemin üzerinde yükselir. Bölge hakkında ayrıntılı bilgi için İtalya destinasyon sayfamız incelenebilir.
İtalya Turu güzergâhı bu farklı coğrafyaları tek bir hatta bağlar: başkentin antik dokusundan Toskana tepelerine, oradan lagün şehrine ve ovadaki moda merkezine uzanır. Şehirler arası mesafeler Avrupa ölçeğinde makul kalır ve manzara yol boyunca belirgin biçimde değişir.

Yarımadanın erken tarihinde Etrüskler, Yunan kolonileri ve yerel İtalik topluluklar yan yana yaşadı. Roma’nın küçük bir şehir devletinden başlayıp Akdeniz’in tamamına yayılan bir imparatorluğa dönüşmesi bölgenin kaderini belirledi. Bugün ayakta kalan pek çok yol, köprü ve su kemeri bu dönemin mühendislik anlayışını taşır.
İmparatorluğun batı kanadının çözülmesinden sonra yarımada uzun süre parçalı kaldı. Venedik, Floransa, Cenova ve Milano gibi şehirler bağımsız birer güç merkezi hâline geldi. Deniz ticareti ve bankacılık bu şehirlerin zenginliğini besledi; zenginlik ise sanatın en büyük hamisi oldu.
On beşinci yüzyılda Floransa merkezli olarak gelişen Rönesans; resim, heykel ve mimaride köklü bir dönüşüm başlattı. Perspektif, anatomi ve antik örneklerin yeniden yorumlanması bu dönemin belirleyici unsurlarıydı. Kubbeler, saraylar ve meydanlar bugünkü şehir merkezlerinin iskeletini oluşturdu.
Barok dönemde özellikle Roma’da çeşmeler, meydanlar ve kilise cepheleri gösterişli bir dile kavuştu. On dokuzuncu yüzyılda ayrı devletler tek bir ulus çatısı altında birleşti ve modern İtalya doğdu. Kuzeyin sanayileşmesi, yirminci yüzyılda ülkenin ekonomik ağırlık merkezini yukarı kaydırdı.
İtalya Turu bu katmanları ayrı şehirlerde görme imkânı verir: antik dönem Roma’da, Rönesans Floransa’da, deniz cumhuriyeti mirası Venedik’te, çağdaş tasarım ise Milano’da öne çıkar. Rotayı bu sırayla düşünmek, gezilen yapıların neden birbirinden bu kadar farklı olduğunu anlamayı kolaylaştırır.
Ülkenin kuzeyi ile güneyi arasında belirgin bir iklim farkı vardır. Güneyde Akdeniz iklimi hâkimdir; yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılıman geçer. Kuzeyde ise kışlar daha soğuk ve nemlidir, Po Ovası’nda sis sık görülür. Bu nedenle aynı seyahatte iki farklı hava düzeniyle karşılaşmak mümkündür.
İlkbahar, özellikle nisan ve mayıs aylarında açık hava gezileri için en dengeli dönemdir. Sıcaklıklar yürümeyi zorlaştırmaz, kırsal alanlar yeşildir ve gün ışığı uzamaya başlamıştır. Toskana tepeleri bu aylarda en canlı görünümüne kavuşur.
Yaz aylarında sıcaklık özellikle Roma’nın taş ve asfalt yoğun merkezinde belirgin biçimde hissedilir. Gölgeli avlular, çeşmeler ve serin kilise içleri gün ortasında doğal dinlenme noktalarıdır. Bu dönem aynı zamanda ziyaretçi yoğunluğunun en yüksek olduğu zaman dilimidir.
Sonbahar, hasat mevsimi ve yumuşayan sıcaklıklarla birlikte İtalya Turu için oldukça elverişli bir dönemdir. Venedik’te sonbahar ve kış aylarında lagün suyunun yükselerek meydanları kısa süreli su altında bırakması olağandır; bu durum yerel yaşamın bilinen bir parçasıdır ve yürüyüş platformlarıyla yönetilir.
Kış aylarında şehirler sakinleşir, müze ve galeri ziyaretleri rahatlar. Kuzeyde soğuk belirgin biçimde hissedilir, bu nedenle kalın bir üst giysi gerekir. Farklı mevsimlere uygun alternatifleri karşılaştırmak için Antalya çıkışlı tüm tur programlarımız sayfasına göz atabilirsiniz.
Roma’nın tarihi merkezi, antik dönemden barok çağa uzanan yapıların iç içe geçtiği bir alandır. Amfitiyatro, forum alanları, tapınak kalıntıları ve sonraki yüzyıllarda eklenen çeşme ve meydanlar aynı sokak dokusunu paylaşır. Bu bütünlük uluslararası koruma altındadır; ayrıntılar için UNESCO Dünya Mirası kaydı incelenebilir.
Şehirde yürümek katmanları anlamanın en doğrudan yoludur: bir sokağın köşesini dönüp iki bin yıllık bir sütunla karşılaşmak burada sıradan bir deneyimdir. Merkezdeki mesafeler yürüyerek aşılabilir ölçektedir ve meydanlar birbirine bağlanır.
Vatikan, Roma’nın içinde yer alan bağımsız bir devlettir ve dünyanın en küçük egemen ülkesi kabul edilir. Müze koleksiyonları klasik heykelden Rönesans resmine uzanır; şapel tavan freskleri sanat tarihinin en çok incelenen eserleri arasındadır. Ziyaret sırasında omuzları ve dizleri kapatan kıyafet kuralı uygulanır.

Floransa, Rönesans’ın doğduğu şehir kabul edilir. Katedralin kubbesi, nehir üzerindeki kuyumcu köprüsü ve tepedeki seyir meydanı şehrin en tanınan üç noktasıdır. Pisa’da ise katedral, vaftizhane ve eğik kule aynı çimenlik alanda bir arada durur; kulenin eğimi zeminin yumuşaklığından kaynaklanır.
Venedik’te ulaşım kanallar üzerinden sağlanır ve şehrin merkezi meydanı deniz seviyesine çok yakındır. Cam üfleme geleneğinin sürdüğü ada, şehrin el sanatları mirasının en görünür parçasıdır. Dar sokaklarda kaybolmak burada olağan sayılır ve çoğu zaman en keyifli keşifler böyle ortaya çıkar.

Milano ülkenin moda ve finans merkezidir. Kentin gotik katedrali, yüzlerce yıl süren inşa süreci boyunca farklı ustaların elinden geçmiştir. Katedralin yanındaki cam kubbeli tarihi pasaj, on dokuzuncu yüzyıl kentsel tasarımının erken örneklerinden biridir ve bugün de aynı işlevini sürdürür.
İtalyan mutfağı ulusal değil, bölgesel bir mutfaktır. Aynı yemeğin adı ve hazırlanışı şehirden şehre değişir; kullanılan malzeme büyük ölçüde o bölgede yetişene bağlıdır. Bu nedenle İtalya Turu boyunca her durakta farklı bir sofra düzeniyle karşılaşmak olağandır.
Kahve kültürü günlük hayatın ritmini belirler. Sabah hafif bir hamur işiyle içilen kahve, gün içinde ayakta ve hızlıca tüketilen espresso ile devam eder. Akşamüzeri saatlerinde küçük atıştırmalıkların eşlik ettiği bir sosyalleşme alışkanlığı da yaygındır.
Peynir ve kürlenmiş et çeşitleri ülkenin en tanınan ürün gruplarındandır; sert olgunlaştırılmış peynirler ve ince dilimlenen kuru etler pek çok sofrada başlangıç olarak yer alır. Tatlı tarafında ise kahveli kremalı tatlılar ve dondurma öne çıkar.
Alışverişte Floransa deri ürünleriyle, Venedik cam işleriyle, Milano ise tasarım ve moda ürünleriyle bilinir. Küçük atölyelerden alışveriş yapmak seri üretim ürünlere kıyasla daha özgün hediyeler bulmayı sağlar. Pazar yerleri ve mahalle dükkânları da gündelik hayatı yakından görmek için iyi birer duraktır.
Kilise ve dini yapılara girişte omuzların ve dizlerin kapalı olması beklenir; ince bir şal veya hafif bir üst giysi bu nedenle çantada bulundurulmalıdır. Bu kural İtalya Turu boyunca ziyaret edilen pek çok yapı için geçerlidir ve önceden hazırlıklı olmak zaman kaybını önler.
Arnavut kaldırımı sokaklar, uzun müze ziyaretleri ve değişken hava koşulları düşünüldüğünde hazırlık listesi sade ama işlevsel olmalıdır. İtalya Turu öncesinde aşağıdaki başlıklar valizinizi toparlamayı kolaylaştırır:
Yaz aylarında ince ve açık renkli kumaşlar tercih edilmelidir; kışın ise rüzgâr geçirmeyen bir mont gerekir. Venedik gibi su kenarındaki şehirlerde akşam serinliği daha erken hissedilir, bu nedenle ince bir üst katman her mevsim işe yarar.
Gün içinde taşıyacağınız çantayı hafif tutmak kalabalık meydanlarda hem konfor hem güvenlik açısından avantaj sağlar. Değerli eşyaları önden erişilebilen bir bölmede taşımak ve fotoğraf makinesini boyun askısıyla kullanmak pratik alışkanlıklardır.
Ülkenin para birimi eurodur. Kart kullanımı yaygındır, ancak küçük kafeler, pazar tezgâhları ve bazı aile işletmeleri için az miktarda nakit bulundurmak işinizi kolaylaştırır. Bahşiş kültürü zorunlu değildir; memnun kalındığında küçük bir yuvarlama yeterli görülür.
Elektrik prizleri Avrupa standardındadır, ancak bazı binalarda üç iğneli ince uçlu tipler kullanılır. Bu nedenle çok amaçlı bir seyahat adaptörü yanınızda bulunmalıdır. Şebeke gerilimi Türkiye ile uyumlu olduğundan ayrıca dönüştürücüye gerek yoktur.
Şehir merkezlerinde araç trafiğine kapalı sınırlı bölgeler bulunur ve bu alanlarda yürüyüş esastır. Tarihi merkezlerde zemin genellikle taş döşemedir; bu durum tekerlekli valiz ve yüksek topuklu ayakkabı için zorlayıcı olabilir. Rahat ayakkabı bu nedenle en kritik hazırlıktır.
Pek çok meydanda içme suyu çeşmeleri bulunur ve bu çeşmelerden matara doldurmak yerel bir alışkanlıktır. Yaz aylarında su tüketimine dikkat etmek uzun yürüyüşlerde yorgunluğu belirgin biçimde azaltır.
Seyahat öncesinde güncel vize ve seyahat belgesi koşullarını kontrol etmenizi öneririz; bu koşullar dönem dönem değişebilir. Akdeniz çevresinde benzer bir tarih ve kültür rotasını değerlendirmek isterseniz Antalya çıkışlı Yunanistan Turu sayfası da incelenebilir.
İtalya Turu boyunca en zorlayıcı fotoğraf koşulu kalabalıktır. Popüler meydanlar gün ortasında yoğunlaşır; sabahın ilk saatleri aynı alanların neredeyse boş görüntülenebildiği tek zaman dilimidir.
Antik kalıntılarda taşın rengi ışığa göre belirgin biçimde değişir. Gün batımına yakın saatlerde kireç taşı sıcak bir tona bürünür ve kemer gölgeleri uzayarak derinlik yaratır.
Toskana’nın tepe manzaraları için yükselti noktaları en verimli seçenektir. Şehri yukarıdan çerçevelemek, kubbe ve çan kulesinin ölçeğini doğru göstermenin en kolay yoludur; İtalya Turu rotasının en bilinen kareleri buradan alınır.
Su kenarındaki şehirde kanal yansımaları sabah erken saatlerde en durgun hâlindedir. Tekne trafiği arttıkça yüzey dalgalanır ve yansıma bozulur; bu nedenle erken kalkmak burada doğrudan sonuç değiştirir.
Dar sokaklarda kontrast yüksektir: bir yanda doğrudan güneş, diğer yanda derin gölge bulunur. Pozlamayı gölgeye göre ayarlamak, cephe detaylarını korumanın en pratik yoludur.
Kilise içlerinde ışık genellikle azdır ve tripod kullanımı çoğu yerde yasaktır. Elde çekim için duvara veya sütuna yaslanmak titremeyi azaltır. Flaş kullanımı ise fresk ve tablolara zarar verebileceği için yasaklanmıştır.
İnsanların yakın çekimini almadan önce izin istemek temel nezaket kuralıdır. Sokak sanatçıları ve esnaf genellikle olumlu karşılık verir; İtalya Turu boyunca bu kısa temaslar seyahatin en keyifli anları arasında yer alır.
İlkbahar ve sonbahar, sıcaklık ve kalabalık dengesi açısından en rahat dönemlerdir. Yaz ayları uzun gün ışığı sunar ancak özellikle iç şehirlerde sıcaklık yüksektir. Kış aylarında müze ve galeri ziyaretleri rahatlar, buna karşılık kuzeyde soğuk ve sis etkili olabilir.
Şehir merkezleri büyük ölçüde yürüyerek gezilir; tarihi bölgelerde araç trafiği sınırlıdır. Bu nedenle günlük yürüyüş miktarı azımsanmayacak düzeydedir. Ortalama bir kondisyon yeterlidir, ancak ayakkabı seçimi konforu doğrudan belirler.
Dini yapılarda omuzların ve dizlerin kapalı olması beklenir. Yaz aylarında askılı üst ve kısa şort giyenler için ince bir şal veya hırka taşımak pratik bir çözümdür. Müzelerde özel bir kıyafet kuralı bulunmaz, rahat giyim yeterlidir.
Turistik bölgelerde İngilizce büyük ölçüde anlaşılır. Birkaç temel İtalyanca kalıp öğrenmek günlük iletişimi belirgin biçimde kolaylaştırır ve genellikle olumlu karşılanır. Menüler ve yönlendirme levhaları çoğunlukla çok dillidir.
Vize ve seyahat belgesi koşulları zaman içinde değişebilen konulardır. Seyahatinizden önce güncel koşulları resmî kaynaklardan kontrol etmenizi öneririz. Başvuru süreçleri için önceden zaman ayırmak planlamayı rahatlatır.
Bölgesel farklılıklar nedeniyle her şehirde farklı bir yerel lezzet öne çıkar; menüde o bölgeye özgü seçenekleri tercih etmek daha tatmin edici olur. Öğle saatlerinde pek çok işletme ara verir, bu nedenle yemek saatlerini programa göre planlamak yerinde olur.
Sabahın erken saatleri kalabalığın en az olduğu zaman dilimidir ve meydanlar bu saatlerde daha sakin görüntülenebilir. Gün batımına yakın ışık taş cephelerde sıcak bir ton yaratır. Bazı müze ve kiliselerde flaş kullanımı yasaktır, uyarılara dikkat edilmelidir.
Rota açık hava meydanları, nehir kıyıları ve kısa yürüyüşler içerdiği için çocuklar açısından ilgi çekici olabilir. Uzun müze ziyaretlerinde ara vermek ve dinlenme molaları planlamak yararlıdır. Dondurma duraklarının çocuklar için doğal bir motivasyon sağladığını da eklemek gerekir.
Deri ürünleri için Floransa, cam işleri için Venedik, tasarım ve moda için Milano bilinen adreslerdir. Küçük atölye ve mahalle dükkânları genellikle daha özgün seçenekler sunar. Kırılabilir ürünleri turun son günlerinde almak taşıma açısından kolaylık sağlar.
Yaz aylarında meydanlardaki içme suyu çeşmelerinden matara doldurmak yaygın bir alışkanlıktır. Gün ortasında gölgeli avlularda veya serin kilise içlerinde kısa molalar vermek yorgunluğu azaltır. Şapka ve güneş kremi özellikle açık alanlarda gereklidir.
Şehirler arası geçişler ve taş döşemeli sokaklar düşünüldüğünde hafif ve sağlam tekerlekli bir valiz en pratik seçimdir. Gün içi için küçük bir sırt çantası yeterlidir. Dönüşte alınacak hediyelikler için valizde bir miktar boşluk bırakmak faydalı olur.
Geniş açı mimari için, orta zoom ise detay ve sokak sahneleri için işe yarar. Telefon kameraları da bu rota için büyük ölçüde yeterlidir. Yedek batarya ve hafıza kartı bulundurmak yoğun çekim günlerinde gereklidir.
Sabahın ilk saatleri popüler meydanların en sakin olduğu zaman dilimidir. Öğle saatleri en yoğun bölümdür. Akşamüstü kalabalık yeniden azalır ve ışık da yumuşar.
Çoğu kilisede fotoğraf serbesttir ancak flaş kullanımı yasaktır. Bazı şapel ve müzelerde çekim tamamen kapatılabilir. Uyarı levhalarını takip etmek ve görevlilerin yönlendirmesine uymak gerekir.
Meydanlarda ve dar sokaklarda kafe yoğunluğu yüksektir. Öğle saatlerinde bazı işletmeler ara verebilir. Yanınızda su bulundurmak, özellikle yaz aylarında uzun yürüyüşlerde rahatlatıcı olur.
Harita uygulamasının çevrimdışı sürümü, toplu taşıma uygulaması ve bir çeviri uygulaması günlük hayatı kolaylaştırır. Müzelerin kendi rehber uygulamaları da bulunabilir. Bunları seyahat öncesinde indirmek, bağlantının zayıf olduğu anlarda işinizi görür.
Tarihi merkezler dar ve labirent gibi olabilir; ancak meydanlar ve kiliseler doğal yön göstergesi işlevi görür. Sokak isimleri bina köşelerindeki taş levhalarda yazılıdır. Kaybolmak burada olağandır ve çoğu zaman en keyifli keşifler böyle ortaya çıkar.
Deri küçük eşyalar, defter ve baskılar, kahve ve şekerleme ürünleri hem hafif hem dayanıklıdır. Cam ve seramik ürünler için ambalaj konusunu satın alırken netleştirmek gerekir. Ağır ürünleri turun son günlerine bırakmak taşımayı kolaylaştırır.
Gün içinde düzenli su içmek ve küçük ara öğünler almak yorgunluğu azaltır. Gölgeli avlularda ve serin kilise içlerinde verilen kısa molalar özellikle yaz aylarında etkilidir. Rahat ayakkabı ve hafif çanta günün sonundaki yorgunluğu doğrudan belirler.
Antalya Havalimanı'nda buluşuyor, uçağımızla İtalya'nın başkenti Roma'ya hareket ediyoruz. Varışın ardından otelimize yerleşiyor, akşam İspanyol Merdivenleri ve Trevi Çeşmesi çevresinde serbest yürüyüş yapıyoruz. Barok tarzın en görkemli örneklerinden biri kabul edilen Trevi Çeşmesi'nin on sekizinci yüzyılda tamamlanan heykelli cephesini ışıklandırılmış haliyle izliyor, geleneğe uyarak sırtımızı çeşmeye dönüp dilek parası atıyoruz. Çeşmenin çevresindeki dar sokaklarda küçük dondurma dükkanları ve kafeler, akşam yürüyüşünün doğal bir durağı haline geliyor. Roma'nın antik dönemden kalma dar sokak dokusu, akşam ışıklandırmasıyla farklı bir atmosfer kazanıyor. Roma'daki ilk akşamımızı bu atmosferde tamamlıyoruz.
Kahvaltının ardından Roma şehir turuna başlıyoruz. İmparator Vespasianus döneminde inşasına başlanan ve yaklaşık ellibin seyirci kapasitesine sahip olduğu düşünülen Kolezyum'un arenasında gladyatörlerin ve imparatorların izini sürüyor, hemen yanı başındaki Roma Forumu'nda antik kentin kalıntıları ve Palatino Tepesi arasında geziniyoruz. Öğleden sonra tüm tanrılara adanmış antik tapınak Panteon'u ziyaret ediyor, kubbesinin ortasındaki açıklıktan içeri süzülen ışığı izliyoruz. Navona Meydanı'nın barok çeşmelerini, ressamlarını ve sokak sanatçılarını gezerek günü tamamlıyoruz; meydanın merkezindeki Dört Nehir Çeşmesi, heykeltıraş Bernini'nin en tanınan eserlerinden biri olarak biliniyor. Akşam otelimize yerleşiyoruz.
Kahvaltının ardından dünyanın en küçük bağımsız devleti Vatikan'a geçiyoruz. Vatikan Müzeleri'nin geniş koridorlarında dünyanın en zengin sanat koleksiyonlarından birini geziyor, Michelangelo'nun tavanına dört yılını verdiği Sistine Şapeli'ni hayranlıkla izliyoruz. On altıncı yüzyılda tamamlanan San Pietro Bazilikası'nın görkemli iç mekanını ziyaret ediyoruz; dünyanın en büyük kiliselerinden biri olan bazilikanın kubbesi, Michelangelo'nun mimari katkılarından biri olarak biliniyor. Ziyaretin ardından Floransa'ya hareket ediyoruz; yol boyunca Orta İtalya'nın tepelik kırsal manzarası, zeytinlikler ve bağlarla bezeli bir coğrafya sunuyor. Floransa'ya varışta Rönesans'ın doğduğu bu şehrin dar sokaklarında kısa bir akşam yürüyüşü yapıyoruz. Akşam otelimize yerleşiyoruz.
Kahvaltının ardından Rönesans'ın doğduğu şehir kabul edilen Floransa'da tura başlıyoruz. Mimar Brunelleschi'nin on beşinci yüzyılda tamamladığı kubbesiyle ünlü Duomo Katedrali'ni ve Giotto Çan Kulesi'ni geziyor, Arno Nehri üzerindeki tarihi kuyumcu köprüsü Ponte Vecchio'da yürüyüş yapıyoruz. Michelangelo Meydanı'ndan şehrin kızıl kiremitli çatılarını izliyoruz. Öğleden sonra on ikinci yüzyılda inşasına başlanan ve zemin kayması nedeniyle eğilen kulesiyle bilinen Pisa'ya uğruyor, Meydan dei Miracoli'de fotoğraf molası veriyoruz; meydandaki katedral ve vaftizhane, kuleyle aynı beyaz mermer işçiliğini paylaşıyor; kulenin eğimi, yapının inşası sürerken zemindeki yumuşak toprağın eşit olmayan çökmesinden kaynaklanıyor. Akşam otelimize yerleşiyoruz.
Kahvaltının ardından su kanalları üzerine kurulu Venedik'e hareket ediyoruz. San Marco Meydanı'nda Doç Sarayı'nı ve dokuzuncu yüzyıla dayanan Aziz Markos Bazilikası'nı geziyor, ardından geleneksel gondol turuna çıkarak dar kanallar arasında süzülüyoruz. Serbest zamanda Rialto Köprüsü çevresinde alışveriş yapma fırsatı buluyor, isteyenler Murano Adası'na geçerek yüzyıllardır süren cam üfleme sanatını yerinde izliyor; adadaki atölyelerde ustaların elinde şekillenen camlar, şehrin el sanatları mirasının somut bir örneğini oluşturuyor. Venedik'in araç trafiğinden tamamen arınmış sokakları, şehri diğer İtalyan kentlerinden ayıran en belirgin özelliklerden biri olarak biliniyor. Akşam otelimize yerleşiyoruz.
Kahvaltının ardından İtalya'nın moda ve finans merkezi Milano'ya geçiyoruz. Dünyanın en büyük gotik katedrallerinden biri olan görkemli Duomo Katedrali'ni, binlerce heykelle süslü cephesini ve hemen yanındaki on dokuzuncu yüzyıldan kalma tarihi alışveriş galerisi Vittorio Emanuele II'yi geziyoruz. Serbest zamanın ardından uçuş saatimize göre havalimanına transfer oluyor, Antalya'ya varışla Roma'dan Milano'ya uzanan İtalya Turu'muz sona eriyor. Altı gün boyunca gördüğümüz antik kalıntılar, Rönesans yapıları ve kanal kentinin dokusu, dönüş yolculuğunun ana sohbet konusunu oluşturuyor; her şehrin kendine özgü mimari kimliği, İtalya'nın tek bir tanımla özetlenemeyecek kültürel çeşitliliğini gözler önüne seriyor.
5 gece kahvaltı dahil otel konaklaması, gidiş-dönüş uçak biletleri, şehirlerarası tüm ulaşım, havalimanı transferleri, Venedik gondol turu, profesyonel rehberlik ve zorunlu seyahat sigortası tur fiyatına dahildir. Müze giriş ücretleri ve yemekler dahil değildir.
Konaklama, her şehrin merkezine yakın konumdaki seçkin otellerde kahvaltı dahil olarak gerçekleşir. Venedik'te konaklama şehir merkezinde veya yakın bir kara bağlantı noktasında olabilir. Otel bilgileri hareket tarihinden önce tarafınıza bildirilir.
Roma, Floransa ve Venedik'in tarihi merkezleri ağırlıklı olarak yürüyerek gezilmektedir. Venedik'te araç trafiği bulunmadığından şehir içi geçişler tamamen yaya veya tekneyle yapılır. Rahat ve kaymayan tabanlı ayakkabı tercih etmenizi öneririz.
İtalya Turu, sanat ve tarih meraklısı yetişkinler, çiftler ve geniş aileler için uygundur. Yoğun yürüyüş içeren şehir turları nedeniyle yürüme mesafesi kısıtlı misafirlerin programı önceden değerlendirmesini öneririz.
Mevsime uygun katmanlı kıyafet, rahat yürüyüş ayakkabısı ve kilise ziyaretleri için omuz-diz kapatan bir kıyafet önerilir. Venedik'te tekne biniş noktalarında ıslak zemin olabileceğinden kaymayan taban tercih edilmesi uygun olur.
İtalya, Schengen bölgesi kapsamında yer alan bir ülkedir; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Schengen vizesi gerekmektedir. Güncel vize koşulları ve başvuru süreci hakkında bilgi almak için satış temsilcimize danışmanızı öneririz.
Otellerde kahvaltı tur fiyatına dahildir. Öğle ve akşam yemekleri genel olarak serbest bırakılmış olup, rehberimiz her şehirde pasta, risotto ve gelato gibi yerel lezzetler sunan restoranları önerir.
İptal ve değişiklik koşulları, hareket tarihine kalan süreye ve rezervasyon aşamasına göre değişiklik gösterebilmektedir. Güncel iptal koşulları için satış temsilcimizle görüşmenizi rica ederiz.
Vatikan Müzeleri ve Sistine Şapeli giriş ücretleri tur fiyatına dahil değildir, ancak grup girişi rehberimiz tarafından organize edilir. Güncel giriş ücretleri hakkında satış temsilcimizden bilgi alabilirsiniz.
Değerlendirme yazın