0 değerlendirmeden
4 Gün 3 Gece
Günlük Tur
35 kişi
___
🏰 Akdeniz’in Adasında Dört Gün 🏰
“Girne’nin Limanından Karpaz’ın Yaban Eşeklerine”
Antalya çıkışlı, uçaklı Kuzey Kıbrıs Turu ile 3 gece 4 gün boyunca Akdeniz’in bu adasında, tarihi kalelerin gölgesinde ve masmavi koylarda bir tatile çıkıyoruz. Ada, farklı dönemlerde Bizans, Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı hakimiyetinde kalmış; bu çok katmanlı geçmiş, günümüzde kale, manastır ve cami mimarisinin iç içe geçtiği bir dokuya dönüşmüş durumda. TC kimlik kartı ile giriş yapılabilen adada, Girne’nin renkli limanından Karpaz Yarımadası’nın el değmemiş sahillerine kadar her durak farklı bir dönem ve hikaye anlatıyor.
Girne Limanı’nın butik kafelerinde bir mola verip, Bizans döneminden bu yana farklı hanedanlarca genişletilen Girne Kalesi’ni geziyoruz; kale içindeki Batık Gemi Müzesi, dördüncü yüzyıla tarihlenen bir ticaret gemisinin kalıntılarını sergiliyor. On ikinci yüzyılın sonunda kurulan Bellapais Manastırı’nın gotik mimarisi eşliğinde nefes alıyor, Beşparmak Dağları’nın zirvesine Bizans döneminde inşa edilip Lüzinyan hanedanı tarafından genişletilen St. Hilarion Kalesi’nde bir kale atmosferine adım atıyoruz.
Lefkoşa’nın Büyük Han’ında on altıncı yüzyıldan kalma Osmanlı dönemi ticaret hayatını keşfediyor, antik dönemden Roma ve Bizans izlerini taşıyan Salamis Harabeleri’nde geziniyoruz. On üçüncü yüzyılda inşa edilen ve Osmanlı fethinin ardından camiye çevrilen Lala Mustafa Paşa Camii’ni görerek Gazimağusa’nın surlarla çevrili tarihi merkezini ziyaret ediyoruz. Karpaz Yarımadası’nın yaban eşekleri ve Altın Kumsal’ın el değmemiş kıyılarında doğayla baş başa kalıyoruz.
Kıbrıs mutfağı, hellim peyniri, şeftali kebabı ve mezelerden oluşan zengin bir sofra kültürüne dayanıyor; Türk ve Akdeniz mutfağının izlerini taşıyan bu mutfak, adanın hemen her restoranında farklı yorumlarla sunuluyor. Girne Limanı çevresindeki kafeler, günün her saatinde yerel halkın buluşma noktası olarak işlev görüyor. Karpaz Yarımadası’nda özgürce dolaşan yaban eşekleri, bölgenin sembollerinden biri haline gelmiş; adanın kırsal yaşam biçimi, tarım ve hayvancılığa dayalı geleneksel bir ritimle sürüyor. Altın Kumsal’ın kumlu kıyıları, yaz aylarında deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanı olarak da biliniyor. Adanın Türk ve Akdeniz kültürlerinin iç içe geçtiği günlük yaşamı, kahvehane kültüründen pazar günleri kurulan semt pazarlarına kadar birçok ayrıntıda kendini gösteriyor.
Konaklama 3 gece kahvaltı dahil olarak gerçekleşiyor; gidiş-dönüş uçak biletleri Antalya çıkışlı düzenleniyor, tüm ada içi ulaşım lüks NEWS TOUR araçlarıyla sağlanıyor. Profesyonel rehberlik hizmeti ve programda belirtilen tüm çevre gezileri tur fiyatına dahil ediliyor; müze giriş ücretleri ile öğle-akşam yemekleri ayrıca değerlendiriliyor.
Kıbrıs, Akdeniz’in Sicilya ve Sardinya’dan sonra gelen büyük adalarından biridir. Adanın kuzey kıyısına paralel uzanan Beşparmak Dağları, denizle ova arasında dar ve yeşil bir şerit bırakır. Kuzey Kıbrıs Turu güzergâhının önemli bir bölümü bu şerit boyunca ilerler.
Dağların güneyinde Mesarya Ovası yer alır. Geniş ve büyük ölçüde düz olan bu ova, adanın tarım alanlarının merkezidir. Yaz aylarında sarıya dönen tarlalar, kışın yağışla birlikte hızla yeşerir; manzara bu nedenle mevsime göre çarpıcı biçimde değişir.
Girne, dağların denize en çok yaklaştığı noktada, doğal bir koyun etrafında kurulmuştur. Limanın hemen yanındaki kale, kıyı hattının en belirgin yapısıdır. Şehir dar bir düzlüğe sıkıştığı için deniz ile dağ arasındaki mesafe kısadır.
Kuzeydoğuya doğru uzanan Karpaz Yarımadası, adanın en az yapılaşmış bölümüdür. Uzun kumsallar, makilik alanlar ve serbest dolaşan hayvanlarıyla farklı bir doğa sunar. Bölge hakkında ayrıntılı bilgiye Kuzey Kıbrıs destinasyon sayfamız üzerinden ulaşabilirsiniz.
Gazimağusa, adanın doğu kıyısında geniş bir körfezin kenarında yer alır. Lefkoşa ise iç kesimde, ovanın ortasında kurulmuş bir başkenttir ve denize kıyısı yoktur. Kuzey Kıbrıs Turu rotası bu farklı yerleşim tiplerini kısa mesafelerde birbirine bağlar.

Ada, Doğu Akdeniz’in en işlek deniz yollarının ortasında yer aldığı için tarih boyunca stratejik bir konumda olmuştur. Antik dönemde kıyıda kurulan kent devletleri, ticaret ve bakır madenciliği sayesinde zenginleşmiştir.
Roma ve Bizans dönemlerinde kıyı kentleri büyüdü; tiyatrolar, hamamlar ve sütunlu caddeler bu dönemin izleridir. Doğu kıyısındaki antik kentin kalıntıları, bu katmanın en kapsamlı örneğini oluşturur.
Ortaçağda ada, gotik mimarinin Akdeniz’deki en dikkat çekici örneklerine ev sahipliği yaptı. Manastırlar, katedraller ve dağ kaleleri bu dönemde inşa edildi ya da genişletildi. Ardından gelen dönemde ise liman kentleri güçlü surlarla çevrildi.
Osmanlı döneminde adanın idari ve dini yapısı yeniden şekillendi; bazı gotik yapılar işlev değiştirerek camiye dönüştürüldü. On dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren ise İngiliz idaresi dönemi başladı ve bu dönem yol, liman gibi altyapıda kalıcı izler bıraktı.
Kuzey Kıbrıs Turu güzergâhı bu katmanların tamamına kısa mesafelerde temas eder. Aynı gün içinde bir gotik manastır, bir Osmanlı hanı ve bir antik kent kalıntısı görülebilir; adanın kültür varlıkları hakkında resmî bilgi için KKTC Kültür Dairesi Müdürlüğü’nün resmî sitesi incelenebilir.
Adada tipik Akdeniz iklimi görülür. Yazlar uzun, sıcak ve kurak; kışlar ise ılık ve yağışlıdır. Kar yağışı kıyı kesiminde görülmez, yalnızca dağların yüksek noktalarında nadiren kısa süreli olabilir.
İlkbahar, mart ile mayıs arasında en canlı dönemdir. Kış yağışlarının ardından ova ve makilik alanlar yeşerir, kır çiçekleri açar. Sıcaklıklar gezi için idealdir ve deniz mevsimi de bu dönemin sonlarında başlar.
Yaz aylarında sıcaklık ve güneş belirgin biçimde etkilidir; gün ortasında açık alanda uzun süre kalmak zorlayıcı olabilir. Buna karşılık deniz sezonu bu dönemde en uzun ve en keyifli hâlindedir. Sabah ve akşam saatleri gezi için daha rahattır.
Sonbahar, eylül ve ekim aylarında hem deniz sıcaklığının hem de hava koşullarının dengelendiği bir dönemdir. Kuzey Kıbrıs Turu için bu aylar, kalabalığın azalması nedeniyle de tercih edilir.
Kış ayları ılıktır ancak yağış artar; yeşilin en yoğun olduğu dönemdir. Tarihi yapıları gezmek için hava uygundur, yalnızca yağmurluk bulundurmak gerekir. Farklı mevsimlere uygun alternatifleri karşılaştırmak için Antalya çıkışlı tüm tur programlarımız sayfasına göz atabilirsiniz.
Girne Limanı, at nalı biçimli küçük bir koyun etrafına kurulmuştur. Rıhtım boyunca sıralanan taş binalar bugün kafe ve restoran olarak kullanılır. Limanın hemen yanındaki kale, deniz tarafından yaklaşan tehditlere karşı yüzyıllar içinde defalarca güçlendirilmiştir.
Kalenin içinde, denizden çıkarılan çok eski bir ticaret gemisinin kalıntıları sergilenir. Kale duvarları üzerinde yürümek, hem limanı hem de arkadaki dağ sırasını aynı anda görmeyi sağlar.
Bellapais Manastırı, dağ eteğindeki bir yamaçta kurulmuştur ve gotik mimarinin ada üzerindeki en zarif örneklerinden biri kabul edilir. Manastırın avlusundan kıyı ovası ve deniz birlikte görülür. St. Hilarion ise dağın sırtında, kayalıklara oturtulmuş katmanlı bir kaledir.

Lefkoşa, adanın iç kesiminde yer alan başkenttir. Surlarla çevrili tarihi merkezinde han, çarşı ve cami yapıları bir arada bulunur. Kapalı avlulu ticaret hanları, Osmanlı dönemi kent düzeninin en iyi korunmuş örneklerindendir.
Doğu kıyısındaki antik kent kalıntıları, sütunlu caddeleri, hamam yapıları ve tiyatrosuyla geniş bir alana yayılır. Gazimağusa’nın surlarla çevrili merkezinde ise ortaçağdan kalma yapılar sokak dokusunun içine yerleşmiştir. Kuzey Kıbrıs Turu rotasının en katmanlı bölümü burasıdır.

Karpaz, adanın en az yapılaşmış ve en sakin bölümüdür. Uzun kumsallar, makilik tepeler ve serbest dolaşan hayvanlar bölgenin karakterini belirler. Kıyı şeridi, deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanı olarak da bilinir; bu nedenle bazı kumsallarda koruma uyarıları bulunur.
Ada mutfağı, Türk ve Akdeniz mutfaklarının kesiştiği bir çizgide durur. Zeytinyağı, taze ot ve baklagiller sofraların temelini oluşturur. Meze kültürü yaygındır; tek bir öğünde çok sayıda küçük tabak servis edilmesi olağandır.
Izgara peynir, ada mutfağının en tanınan ürünüdür ve hem sıcak hem soğuk olarak tüketilir. Bunun dışında yerel otlarla yapılan yemekler, kök sebze bazlı tarifler ve fırın hamur işleri günlük mutfağın parçasıdır.
Keçiboynuzu ve narenciye, adanın tarımsal kimliğinin iki simgesidir. Keçiboynuzundan elde edilen pekmez, geleneksel tatlıların yapımında kullanılır. Kuzey Kıbrıs Turu sırasında bu ürünleri yerel dükkânlarda bulmak mümkündür.
Kahvehane kültürü günlük yaşamın merkezinde yer alır; meydanlarda ve liman kenarında uzun sohbetler olağandır. Haftalık kurulan semt pazarları, hem üretici ürünlerini hem de gündelik yaşamı görmek için iyi bir fırsat sunar.
El sanatları arasında el işi dantel, hasır örgü ve seramik öne çıkar. Hediyelik alışverişinde yerel gıda ürünleri de tercih edilir. Küçük dükkânlar genellikle daha özgün seçenekler sunar.
Güneşli ve sıcak bir iklimde, tarihi yapı gezileri ile deniz zamanının birlikte planlandığı bir program için hazırlık listesi ikisini de kapsamalıdır. Kuzey Kıbrıs Turu öncesinde aşağıdaki başlıklar işinizi kolaylaştırır:
Kış aylarında seyahat edenler için ince bir yağmurluk ve su geçirmez ayakkabı listeye eklenmelidir. Yaz aylarında ise gün ortasında güneşten korunmak, günün geri kalanındaki konforu doğrudan etkiler.
Antik kent ve kale alanlarında zemin taşlı ve düzensizdir; bu nedenle sandalet yerine kapalı ayakkabı tercih edilmelidir. Sırt çantasında su ve şapka bulundurmak açık alan gezilerini rahatlatır.
Adanın kuzeyinde Türk lirası kullanılır ve günlük iletişim Türkçe yürür. Bu durum, dil ve para birimi açısından ek bir hazırlık gerektirmemesi anlamına gelir. Kartlı ödeme yaygındır, ancak küçük işletmeler için nakit bulundurmak pratiktir.
Trafik soldan akar. Bu ayrıntı yalnızca sürücüler için değil, karşıdan karşıya geçen yayalar için de önemlidir; önce sağa bakma alışkanlığı güvenlik açısından belirleyicidir. Yerleşim dışındaki yollarda hayvan geçişleri görülebilir.
Elektrik prizleri üç iğneli ve dikdörtgen uçludur; Türkiye’de kullanılan fişler doğrudan uymaz. Bu nedenle seyahat adaptörü yanınıza almanız gereken en kritik küçük eşyadır. Şebeke gerilimi uyumludur, dönüştürücüye gerek yoktur.
Yaz aylarında güneş etkisi yüksektir ve gölgelik alan tarihi alanlarda sınırlıdır. Su tüketimini gün boyunca aralıklı sürdürmek ve gün ortasında kapalı mekânlarda mola vermek yorgunluğu azaltır.
Seyahat öncesinde güncel giriş ve seyahat belgesi koşullarını kontrol etmenizi öneririz; bu koşullar dönem dönem değişebilir. Türkiye içinde benzer bir kültür rotasını değerlendirmek isterseniz Antalya çıkışlı Kapadokya Turu sayfası da incelenebilir.
Kuzey Kıbrıs Turu boyunca en tanınan çerçeve, liman ile kalenin aynı karede birleştiği görüntüdür. Rıhtımın karşı ucundan bakıldığında tekneler, taş binalar ve kale duvarları üst üste dizilir.
Dağ sırasının denize paralel uzanması, yükseltiden çekim yapmayı kolaylaştırır. Yamaçtaki manastır ve kale noktalarından kıyı ovası ile deniz aynı anda görülebilir.
Akdeniz ışığı gün ortasında serttir ve beyaz taş yüzeylerde parlama yaratır. Sabahın erken saatleri ile akşamüstü, taş dokusunu koruyan tek zaman dilimleridir; Kuzey Kıbrıs Turu için bu saatler öncelikli tercih olmalıdır.
Antik kent kalıntılarında sütunlar ve tiyatro basamakları güçlü geometrik hatlar sunar. Alçak açıdan çekim, bu hatların ölçeğini daha etkileyici gösterir.
Karpaz bölgesinde manzara açık ve yapılaşmasızdır; ufuk çizgisi kadrajın belirleyici unsuru hâline gelir. Serbest dolaşan hayvanlara yaklaşmadan, uzaktan çekim yapmak hem güvenli hem de doğaya saygılı bir yaklaşımdır.
Kale duvarları üzerinde yürürken korkuluk her noktada bulunmayabilir. Fotoğraf çekerken bir adım geri atmak ve ayak basılan zemine bakmak temel güvenlik kuralıdır.
Akşam saatlerinde liman aydınlatması suya yansır ve uzun pozlama için elverişli bir zemin oluşturur. Kuzey Kıbrıs Turu boyunca en yumuşak akşam ışığı bu alanda bulunur.
İlkbahar ve sonbahar, sıcaklık ve deniz koşulları açısından en dengeli dönemlerdir. Yaz ayları deniz sezonu için en uzun süreyi sunar ancak gündüz sıcaklığı yüksektir. Kış ayları ılıktır ve tarihi yapı gezileri için uygundur, yalnızca yağış olasılığı artar.
Kale, manastır ve antik kent alanlarında yürüyüş yapılır; zemin taşlı ve yer yer eğimlidir. Mesafeler genellikle kısa ama araziye bağlıdır. Ortalama bir kondisyon yeterlidir, kapalı ve kaymayan tabanlı ayakkabı konforu belirler.
Deniz mevsimi ilkbaharın sonlarında başlar ve sonbaharın ortalarına kadar sürer. Bu dönemde su sıcaklığı yüzmeye elverişlidir. Mayo ve plaj havlusunu valizde bulundurmak, program içinde sahil molası olabileceği düşünülerek yararlıdır.
Kuzey Kıbrıs’ta Türk lirası kullanılır. Kartlı ödeme yaygındır, ancak küçük işletmeler, pazar tezgâhları ve kırsal noktalarda nakit tercih edilebilir. Az miktarda nakit bulundurmak günlük harcamaları kolaylaştırır.
Evet. Adada üç iğneli ve dikdörtgen uçlu prizler kullanılır; Türkiye’deki yuvarlak uçlu fişler doğrudan uymaz. Bu nedenle seyahat adaptörü yanınızda bulunmalıdır. Şebeke gerilimi uyumlu olduğundan ayrıca dönüştürücüye ihtiyaç yoktur.
Trafik soldan akar. Yayalar için en kritik alışkanlık, karşıdan karşıya geçerken önce sağa bakmaktır. Yerleşim dışındaki yollarda hayvan geçişleri görülebileceğinden, kırsal bölgelerde dikkatli olmak gerekir.
Kale ve liman gezileri, açık alanlar ve deniz molaları çocuklar için ilgi çekicidir. Kale duvarlarında yükseklik bulunduğundan küçük çocuklarda dikkatli olunmalıdır. Yaz aylarında güneşten korunma ve düzenli su tüketimi önem kazanır.
Günlük iletişim Türkçe yürür; bu nedenle dil açısından ek bir hazırlık gerekmez. Yönlendirme levhaları ve menüler Türkçedir. Bu durum, adayı ilk kez ziyaret edenler için belirgin bir kolaylık sağlar.
Keçiboynuzu ürünleri, narenciye bazlı reçel ve şuruplar, el işi dantel ve seramik objeler bilinen hediyeliklerdir. Yerel gıda ürünleri için ambalajın seyahate uygun olmasına dikkat etmek gerekir.
Karpaz doğal karakterini büyük ölçüde korumuş bir bölgedir; yerleşim ve hizmet noktaları seyrektir. Yanınızda su ve şapka bulundurmak faydalıdır. Kumsallarda koruma uyarıları varsa bunlara uymak, bölgedeki yaban hayatı açısından önemlidir.
Sabahın erken saatleri ve gün batımına yakın zaman dilimi, taş yapıların dokusunu en iyi gösteren ışığı sunar. Liman ve kale çevresi akşam aydınlatmasıyla farklı bir görünüm kazanır. Gün ortasında sert gölgeler oluşacağı akılda tutulmalıdır.
Geniş açı liman ve antik alan panoramaları için, orta zoom ise kale detayları için işe yarar. Telefon kameraları da büyük ölçüde yeterlidir. Deniz kenarında tuz ve neme karşı ekipmanı kapalı tutmak yerinde olur.
Sabahın erken saatleri ve akşamüstü, taş dokusunu koruyan tek zaman dilimleridir. Gün ortasında ışık serttir ve beyaz yüzeylerde parlama yaratır. Akşam aydınlatması ise liman çevresinde farklı bir atmosfer sunar.
Zemin taşlı ve düzensizdir, bazı noktalarda korkuluk bulunmayabilir. Fotoğraf çekerken bastığınız yere dikkat etmek temel güvenlik kuralıdır. Kalıntılara tırmanmamak ve işaretli alanların dışına çıkmamak gerekir.
Mayo, havlu ve deniz ayakkabısı pratik bir üçlüdür. Bazı kumsallarda gölgelik sınırlı olabilir; şapka ve güneş kremi bu nedenle gereklidir. Deniz kaplumbağası koruma uyarısı bulunan alanlarda işaretlere uymak önemlidir.
Üç iğneli prize uygun bir adaptör hazırlamak en kritik adımdır. Harita uygulamasının çevrimdışı sürümünü indirmek, kırsal bölgelerde işinizi görür. Mayo ve plaj havlusunu kolay erişilebilir bir bölmede taşımak, sahil molalarını pratik hâle getirir.
Yol levhaları Türkçedir ve ana güzergâhlar açık biçimde işaretlenmiştir. Dağ sırası ve deniz, doğal yön göstergesi işlevi görür. Kırsal yollarda mesafeler kısadır; bu nedenle yön kaybı yaşansa bile telafisi kolaydır.
Keçiboynuzu ürünleri, reçel ve şuruplar, el işi dantel ve küçük seramik objeler bilinen seçeneklerdir. Sıvı ürünlerin ambalajının sağlam olmasına dikkat etmek gerekir. Hafif dokuma ürünler taşıma açısından en pratik seçenektir.
Akdeniz güneşi altında su tüketimi yüksek olmalıdır ve gölgeli alanlarda kısa molalar vermek etkilidir. Küçük ara öğünler yorgunluğu azaltır. Kale ve harabe gezilerinde tempoyu düşürmek, günün sonundaki yorgunluğu belirgin biçimde azaltır.
Sabahın erken saatleri kale ve antik alan gezileri için, öğleden sonra ise sahil molaları için daha uygundur. Yaz aylarında gün ortasında gölgeli mekânlarda kısa bir ara vermek konforu artırır. Akşam saatleri liman çevresinde yürüyüş için en keyifli zaman dilimidir.
Kale, manastır, antik kent ve sahil duraklarının her biri ayrı bir görsel karakter sunar. Bu nedenle beklenenden fazla kare biriktiği görülür. Yedek hafıza kartı ve taşınabilir şarj cihazı bulundurmak yoğun çekim günlerinde işinizi görür.
Antalya Havalimanı'nda rehberimiz eşliğinde buluşuyor, uçağımızla Ercan Havalimanı'na hareket ediyoruz. Varışta özel aracımızla Girne'ye transfer oluyor, otelimize yerleşiyoruz. Kısa bir dinlenmenin ardından Girne Limanı'nın butik kafeleri ve tekneleriyle bilinen sahilinde yürüyüş yapıyor, limana hâkim, Bizans döneminden bu yana farklı hanedanlarca genişletilen Girne Kalesi'ni ve içindeki, dördüncü yüzyıla tarihlenen bir ticaret gemisinin kalıntılarını sergileyen Batık Gemi Müzesi'ni ziyaret ediyoruz. Akşam liman çevresinde serbest zaman veriyoruz; limanın çevresindeki taş binalar ve dar sokaklar, Girne'nin Venedik ve Osmanlı dönemlerinden kalan mimari izlerini bir arada taşıyor. Liman kenarındaki kafelerin masalarından, gece ışıklarıyla aydınlanan tekne siluetlerini izlemek mümkün oluyor.
Kahvaltının ardından on ikinci yüzyılın sonunda kurulan Bellapais Manastırı'nı ziyaret ediyoruz; manastırın gotik mimarisi ve çevresindeki manzara, adanın en fotoğraflanan noktalarından birini oluşturuyor. Ardından Beşparmak Dağları'nın zirvesine Bizans döneminde inşa edilip Lüzinyan hanedanı tarafından genişletilen St. Hilarion Kalesi'ne çıkarak kalenin farklı seviyelerdeki yapılarını geziyoruz. Öğleden sonra adanın başkenti Lefkoşa'ya geçerek, on altıncı yüzyıldan kalma Osmanlı dönemi ticaret merkezi Büyük Han'da ve surlarla çevrili tarihi kent merkezinde serbest zaman veriyoruz; Lefkoşa, dünyada halen ikiye bölünmüş durumda olan az sayıdaki başkentten biri olarak biliniyor. Akşam otelimize dönüyoruz.
Kahvaltının ardından antik dönemden kalma, Roma ve Bizans dönemi izlerini taşıyan Salamis Harabeleri'ni ziyaret ediyoruz. Ardından surlarla çevrili tarihi merkezi ve on üçüncü yüzyılda inşa edilip Osmanlı fethinin ardından camiye çevrilen Lala Mustafa Paşa Camii ile bilinen Gazimağusa'da kısa bir gezinti yapıyoruz. Öğleden sonra adanın en el değmemiş bölgesi Karpaz Yarımadası'na hareket ediyor, yol boyunca özgürce dolaşan yaban eşekleriyle karşılaşıyoruz; yarımadanın ıssız yolları ve seyrek yerleşimi, adanın diğer bölgelerinden farklı, daha sakin bir doğa deneyimi sunuyor. Yol kenarındaki küçük köylerde geleneksel taş evler ve zeytinlikler, Karpaz'ın kırsal dokusunu yansıtıyor. Akşam otelimize dönüyoruz.
Kahvaltının ardından Karpaz Yarımadası'nın incisi Altın Kumsal'da son bir deniz ve doğa molası veriyoruz. Bembeyaz kumu ve turkuaz sularıyla bilinen, yaz aylarında deniz kaplumbağalarının yumurtladığı bu el değmemiş koyda serbest zaman geçirdikten sonra, uçuş saatimize göre Ercan Havalimanı'na transfer oluyoruz. Antalya'ya varışla Girne'nin limanından başlayıp Karpaz'ın kıyılarına uzanan Kuzey Kıbrıs Turu'muz sona eriyor. Dört gün boyunca gördüğümüz kaleler, manastırlar ve doğal koylar, adanın hem tarihi hem de doğal zenginliğinin bir özeti olarak hafızalarda kalıyor; kısa uçuş mesafesine rağmen bambaşka bir coğrafyayı deneyimlemiş oluyoruz. Girne'nin limanından Karpaz'ın ıssız kıyılarına uzanan bu rota, adanın farklı yüzlerini tek bir programda bir araya getiriyor.
3 gece kahvaltı dahil otel konaklaması, gidiş-dönüş uçak biletleri, tüm ada içi ulaşımlar, havalimanı transferleri, profesyonel rehberlik ve zorunlu seyahat sigortası tur fiyatına dahildir. Müze giriş ücretleri ve öğle-akşam yemekleri dahil değildir.
Konaklama, Girne bölgesinde bulunan, kahvaltı dahil hizmet veren seçkin otellerde gerçekleşir. Lefkoşa, Salamis ve Karpaz günübirlik gezi olarak programa dahil olduğundan tüm geceler Girne'de geçirilir. Otel bilgisi hareket tarihinden önce tarafınıza bildirilir.
St. Hilarion Kalesi merdivenli ve eğimli bir yapıya sahip olduğundan orta-yoğun bir yürüyüş gerektiriyor. Diğer gezi noktalarında ise kısa ve düz zeminli yürüyüşler yapılmaktadır. Rahat ve kaymayan tabanlı ayakkabı tercih etmenizi öneririz.
Kuzey Kıbrıs Turu, tarih ve doğayı bir arada görmek isteyen aileler, çiftler ve deniz tatili severler için uygundur. St. Hilarion Kalesi'ndeki merdivenli bölümler nedeniyle yürüme güçlüğü olan misafirlerin bu detayı önceden değerlendirmesini öneririz.
Mevsime uygun hafif kıyafet, güneş kremi, şapka ve mayo bulundurmanız önerilir; Altın Kumsal'da deniz keyfi yapmak isteyenler için havlu ek konfor sağlıyor. Kale gezileri için rahat yürüyüş ayakkabısı tercih edilmelidir.
Kuzey Kıbrıs'a TC kimlik kartı ile giriş yapılabilmektedir; pasaport da geçerli bir belge olarak kabul edilmektedir. Güncel giriş koşulları zaman zaman değişebileceğinden, hareket öncesinde satış temsilcimizden teyit almanızı rica ederiz.
Otellerde kahvaltı tur fiyatına dahildir. Öğle ve akşam yemekleri genel olarak serbest bırakılmış olup, rehberimiz hellim ve şeftali kebabı gibi yerel lezzetler sunan restoranları ve Girne Limanı çevresindeki kafeleri önerir.
İptal ve değişiklik koşulları, hareket tarihine kalan süreye ve rezervasyon aşamasına göre değişiklik gösterebilmektedir. Güncel iptal koşulları için satış temsilcimizle görüşmenizi rica ederiz.
Karpaz Yarımadası'nda özgürce dolaşan yaban eşekleri bölgenin sembollerinden biri olarak biliniyor. Hayvanların güvenliği için resmi tavsiyelere uyulması ve yalnızca izin verilen noktalarda, dikkatli biçimde yaklaşılması önerilir.
Değerlendirme yazın